Sower türkçesi Sower nedir

  • Ekici.
  • Dağıtan.
  • Tohum saçan.
  • Saçan.
  • Tohumlayan.
  • Ekme makinası.
  • Ekim makinesi.
  • Ekme makinesi.
  • Yayan.
  • Tohum eken.

Sower ingilizcede ne demek, Sower nerede nasıl kullanılır?

Sowers : Dağıtan. Saçan. Ekici. Tohumlayan. Ekme makinesi. Ekme makinası. Yayan. Tohum eken. Tohum saçan.

Sowed : Ekmek. Tohum ekmek. Ekilmiş. Dikmek. Saçmak.

Sow discord : Mesele çıkarmak. Ara bozmak. Anlaşmazlık yaratmak. Aralarını bozmak.

Sow in pig : Gebe domuz.

Sow thistle : Demir dikeni. Boğa dikeni. Sarı çiçekleri ve süt gibi bir suyu olan ve avrupa ve asya'ya özgü dikenli bir bitki.

Sowbellies : Bir domuzun göbeğinden alından tuzlu et.

Sowing : Ağaç dikme. Ekim. Ekme (tohum vb). Ekme.

Sowdah : Onkoserkozis. Sowdah.

Sow : Dişi domuz. Tohum ekmek. Erimiş metali kalıplara aktaran kanal. Ekmek (tohum vb). (tohum) saçmak. Zeretmek. Erimiş maden oluğu. Ekmek. Dikmek. Yaymak.

Sowbelly : Bir domuzun göbeğinden alından tuzlu et.

İngilizce Sower Türkçe anlamı, Sower eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drillers : Asker veya öğrencileri eğiten kimse. Eğitmen. Delik açmak için kullanılan makine. Matkap kullanan. Delici. Matkap makinesi. Matkapçı. Sondaj makinesi. Lağımcı. Sondajcı.

 

Exhalant : Buhar çıkartan. Çıkaran. İçerden dışarıya taşıma. Oh çeken. Ekshalant. Nefes veren. Nefes alıp veren. İçeriden dışarıya taşıma.

Propagator : Üreyen. Bulaştıran. Bulaşan. Propagandacı. Üreten.

Horseless : Atsız.

Planter : Sömürgeci. Çiçeklik. Plantasyon sahibi. Çiftlik sahibi (büyük). Plantasyon işletmecisi. Fidan dikme makinesi. Tohum makinesi. Ziraatçı. Tohum serpme makinesi.

Emitter : Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Emitör. Alfa, beta, gama ışınımı, dönüşüm elektronu, x ışını ya da nötron yayınlayan radyonüklid. Çıkarıcı. Verici. Salgıç. Transistorun yük taşıyıcılar salan üşeği. Fışkırtan şey. Yayıcı.

Secreting : Çıkaran. Gizleme. Salgılayan. Sızdıran.

Farmer : Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Rençper. Çiftçi. Geçimini tarım etkinliği yaparak sağlayan kimse. Yetiştirici (tavuk vb.). Çiftlik sahibi.

Husbandman : Çiftçi. Aile reisi.

Sower synonyms : sodbuster, sowers, afoot, divulger, sparger, seeder, seeders, dispersers, emissive, distributive, dispersant, cultivator, evolvers, on foot, propagators, disperser, divisive, spreading, divulgers, granger, planters, driller, cultivators, evolver, sowing machine.

Sower ingilizce tanımı, definition of Sower

Sower kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, sows.