Sowing türkçesi Sowing nedir

Sowing ingilizcede ne demek, Sowing nerede nasıl kullanılır?

Sowing density : Ekim sıklığı.

Sowing machine : Ekim makinesi. Mibzer.

Sow discord : Anlaşmazlık yaratmak. Mesele çıkarmak. Ara bozmak. Aralarını bozmak.

Sow in pig : Gebe domuz.

Sow thistle : Sarı çiçekleri ve süt gibi bir suyu olan ve avrupa ve asya'ya özgü dikenli bir bitki. Demir dikeni. Boğa dikeni.

Sowbread : Buhurumeryem. Güney avrupa'ya özgü olan ve beyaz veya pembe çiçekli tavşankulağı. Sıklamen. Tavşankulağı.

Sowar : Hindistan'da atlı asker.

Thin sow syndrome : Sıska domuz sendromu. Gebelik döneminde zayıflayan domuzların doğumdan sonra da zayıflamaya devam etmesiyle belirgin hastalık. herhangi bir klinik bulgu görülmediği gibi kesin olarak nedenleri de ortaya konamamıştır.

As drunk as a sow : Küfelik. Mest olmuş. Çok sarhoş. Kör kütük sarhoş.

Sowbelly : Bir domuzun göbeğinden alından tuzlu et.

İngilizce Sowing Türkçe anlamı, Sowing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sowing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vibrate : Titremek. Titretmek.

Sway : Aklını çelmek. Üzerinde etkisi olmak. Sallanmak (bir yandan öbür yana). Yöneltmek (birini bir karara). Yönlendirmek. Sarsılmak. Etki etmek. Hüküm sürmek. Salınmak. Etkilemek.

 

Cultures : Medeniyet. Üretme. Kültür. Medenilik. Bakteri kültürü. Yetiştirme.

Semination : Tohum ekme. Üreme. Tohumlama.

Lash : Kamçılamak. Taşlamak. Vurmak. Bağlamak. Ayıplamak. Kırbaçlamak. Kışkırtmak. Şiddetle çarpmak (dalga). Kamçı çalmak. İp ile bağlamak.

Planting : Fidan dikme. Dikim. Ekme (ağaç vb). Ağaçlandırma. Dikme. Bitki kümesi.

Arbours : Gölgelik. Ormanda gölgelik yer. Kameriye. Ağaçlandırma. Küçük bahçe köşkü. Çardak. Dingil. Mil. Pergole.

Seeding : Tohum ekme. Özellikle ilk eleme dönülerinde kümeleri dengeleyebilmek için, dizinin başında yer almak üzere her kümeye eşit sayıda dağıtılan ve ve yeterlikleri teknik kurulca bilinen güçlü kılıçoyuncularına verilen ad. Tohumlar veren. Tohum üreten. Sıra başı. Tohumlama. Seribaşı. Kura çekiliş sıralaması.

Plantations : Tarla (ekili). Sömürge kurma. Koru. Ekili alan. Fidanlık. Büyük çiftlik. Plantasyon. Koruma. Dikmelik.

Move : Taşıma. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Kıpırdamak. Oynamak. Kımıldamak. Devinmek. Oynatmak. Kıpırdatmak. Taşımak. Tahrik etmek.

Sowing synonyms : move back and forth, seedings, displace, culture, brachiate, arbors, oct, implant, arbour, waver, plantings, weave, sprinklings, inoculation, plantation, implantation, oscillate, october, arbor, inoculations, arboriculture, wind up.

Sowing zıt anlamlı kelimeler, Sowing kelime anlamı

Autumnal equinox : Sonbahar noktası. Sonbahar ekinoksu. Güz ılımı. Sonbahar çekidi. Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks.

Split ticket : Çok partili oy pusulası. Birleşik oy pusulası.

Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.