Cultures türkçesi Cultures nedir
- Ekim.
- Medeniyet.
- Üretme.
- Kültür.
- Yetiştirme.
- Bakteri kültürü.
- Medenilik.
Cultures ile ilgili cümleler
English: He has studied the cultures of Eastern Countries.
Turkish: Doğu ülkelerinin kültürlerinin öğrenimini yaptı.
English: There are many countries and many cultures on Earth.
Turkish: Dünyada pek çok ülke ve kültür var.
English: There are many cultures on Earth.
Turkish: Dünyada birçok kültür vardır.
English: Tourists should take care to respect local cultures when they are travelling.
Turkish: Turistler seyahat ederken yerel kültürlere uymaya dikkat etmeliler.
English: The cultures of the world are now becoming rather similar.
Turkish: Dünya kültürleri oldukça benzer hale gelmektedir.
Cultures ingilizcede ne demek, Cultures nerede nasıl kullanılır?
Synchronous cell cultures : Belirli bir zamanda, hepsi hücre devrinin aynı safhasında olan hücreleri içeren homojen populasyonlar. senkron hücre kültürleri. Eş zamanlı hücre kültürleri.
Yogurt cultures : Yoğurt kültürleri. Yoğurt yapımında kullanılan lactobacillus delbrueckii subsp. bulgaricus ve streptococcus salivarius subsp. thermophilus bakterileri.
Agricultures : Temel özelliği bitki ve hayvan üretimi olan faaliyetlere verilen genel isim. Çiftçi. Tarımcılık. Ziraat. Çiftçilik. Tarım.
Countercultures : Karşıkültür. Karşı kültür. Toplumun egemen değerlerine karşı çıkan insanların kültürü ve yaşam tarzı ( 1960'ların hippileri gibi). Karşıt kültür.
Subcultures : Alt kültür. Subkültür. Altkültür.
Culture gap : Kültür farkı.
Culture area : Bir ya da birkaç benzer kültürün hakim olduğu bölge. Kültür bölgesi. Kültür alanı. İçinde, az ya da çok birbirine benzer kültürlerin bulunduğu coğrafya bölgesi. Orta bölümlerinde özdeş, yan bölümlerinde oldukça türdeş gelenek ve görenekler saptanan bölge. bk. sınıf.
Culture complex : Kültür karmaşası. Birbirine bağlı olan ya da bir ana öğe çevresinde kümelenen kültür öğelerinin bütünü. Ekin karmaşığı. Genellikle temel bir özellik yöresinde birbiriyle örülmüş ekinsel özellikler demeti. temel bir ekinsel özellikle bağlantılı etkinlikler dizisi.
Culture fair test : Kültür uyumlu sınav. Belli bir ekine uyarlanmış ve ancak bu bağlamda geçerli ölçümler yapan ölçer. Ekine özgü ölçer.
Culture change : Kültür değişmesi. İç ya da dış etmenler sonucu bir kültürün davranış kalıplarında ve örneklerinde (tiplerinde) ortaya çıkan değişme süreci. Bir kültüre ilişkin özelliklerin türlü etmenlerle zaman içinde değişmesi.
İngilizce Cultures Türkçe anlamı, Cultures eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cultures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fabrication : İmal etme. İmalat. Yapım. Üretim. Sahtesini yapma. Yalan. Uydurma. Fabrikasyon. Bir araya getirme. İmal.
Subculture : Hücrelerin belli bir yoğunlukta hücre içeren kültürlerde çoğalmalarını ve devamlılıklarını sağlamak amacıyla başka bir besi yerine aktarılması işlemi. Alt kültür. Altkültür. Stok kültürden organizmayı alıp, taze besi yerine transfer ederek yapılan kültür. Subkültür. Hücrelerin belli bir yoğunlukta hücre içeren kültürlerde çoğalmalarını ve devamlılıklarını sağlamak amacıyla başka bir besi yerine aktarılması işlemi. bitki doku ya da aşısının birbirini takip eden bölünmelerinden sonra besi yerinin belirli aralıklarla değiştirilmesi. pasaj. Ulusal ya da toplumsal kültürleri oluşturan kültür birimlerinden her biri. bk. köylü kültürü, halk kültürü, seçkin kültürü, özdeksel kültür. krş. altbölük.
Oct : Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri. ilk kez seneca bölmüştür, beş perde - beş bölüm (bk. bölüm.) tiyatronun sahneyi seyirciye açan ve kapayan perdesi. ilk kez roma ve barok tiyatrolarında kullanılmıştır. bundan başka da bugünkü tiyatroda çeşitli perde biçimleri var: a) kulis perdesi, b) projeksiyon perdesi (bk. gergi,) c) arka perde, fon perdesi, ufak perde, d) ses perdesi: seste pesliği ve tizliği gösteren kesimler. Eki. Sekizlik. Perde.
Edification : Ahlakını düzeltme. Bilgi verme. Öğretme. Terbiye etme. Ahlakını yükseltme. Aydınlatma.
Generating : Meydan veren. Üreten. Üretici. Tevlit eden. Üretmek. Doğan. Yaratan. Üretim. Kaynaklanan.
Perceptiveness : Anlayışlılık. Anlayış.
Manufacturing : İktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uydurmak. Yapım. İmal etmek. Yapma. Bir ticari yemin satışa sunulması için öğütülmesi, ezilmesi, karılması veya karıştırılması veya daha ileri derecede işlenmesı. İşleme. Yapımcılık. Üretim.
Cultivations : Ziraat. Görgü. Yetişme. Terbiye. Tarım. İşleme.
Effectuating : Oluşturmak. Gerçekleştirmek. Meydana getirmek. Yerine getirme. Tesir etme. Sonuç verme. Etkileme.
Urbanities : Nezaket. Kentlilik. Naziklikler. Kibarlıklar. Nezaket veya kibarlık eylemleri. Kibarlık. Medenilikler. İncelik. Nezaketler.
Cultures synonyms : indus civilization, aegean culture, minoan civilization, helladic civilisation, paleo american culture, helladic culture, mass culture, aegean civilization, mycenaean culture, minoan civilisation, mycenaean civilization, helladic civilization, paleo indian culture, western culture, minoan culture, paleo amerind culture, aegean civilisation, mycenaean civilisation, procreation, raising, producing, october, plantings, seedings, breeding, inoculation, taste, raisings, society, breedings, letters, rearing, ethos.
Cultures zıt anlamlı kelimeler, Cultures kelime anlamı
Unsocial : Sokulgan olmayan. İnsanlardan uzak duran. Sosyal olmayan. Asosyal. Girgin olmayan. Toplumsal ilişkileri engelleyen. Çekingen. Merdümgiriz. Topluma karşı.
Unrefined : Kaba. Ham. Damıtılmamış. Arıtılmamış. Tasfiye edilmemiş.

Bu kısımda Cultures kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cultures ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cultures anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cultures ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.