Spadework türkçesi Spadework nedir

  • Zahmetli hazırlık işi.
  • Zor ve sıkıcı hazırlıklar.
  • Belleme (bahçe).
  • Zorlu ön hazırlık çalışması.
  • Ön çalışma.

Spadework ingilizcede ne demek, Spadework nerede nasıl kullanılır?

Spade beard : Üst kısmı çember şeklinde ve alt kısmı köşeli olan sakal. Köşeli uçları olan uzatılmış sakal.

Call a spade a spade : Kör kadıya körsün demek. Doğruya doğru eğriye eğri demek. Kadıya körsün demek. Gerçekten hissettiklerini söylemek. Dobra dobra söylemek. Dürüstçe konuşmak. Açıkça konuşmak. Açıkça dile getirmek. Yiğidi öldür hakkını yeme. Dobra dobra konuşmak.

Called a spade a spade : Gerçekten hissettiklerini söylemek. Dürüstçe konuşmak. Açıkça konuşmak.

Garden spade : Bahçe beli.

Spade : Bahçe küreği. Bahçıvan beli. Bel ile kazmak. Kürek. Mahmuz. Bahçıvan küreği. Bel. Hadım edilmiş hayvan. Kürek ile kazmak. Maça.

Spaded : Bel ile kazmak. Zenci (kötü). Kürek ile kazmak. Mahmuz. Bahçe küreği. Kürek. Bahçıvan beli. Bahçıvan küreği. Top arabası mahmuzu.

Queen of spades : Maça kızı.

Ace of spades : Maça beyi. Maça ası.

Spadefoot toad : Sarımsak kurbağası. Kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımının, çamursal kurbağagiller (pelobatidae) familyasından, 6 cm kadar uzunlukta, çamurlara gömülü olarak yaşayan bir tür.

 

Spadeful : Kürek dolusu.

İngilizce Spadework Türkçe anlamı, Spadework eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spadework ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Preparatory work : Hazırlık çalışmaları. Önçalışma. Hazırlık çalışması.

Preliminary examination : Yeterlik sınavı. Ön inceleme. Ön sınav. Eleme sınavı. İlk soruşturma. Ön muayene. Hazırlık soruşturması. Herhangi bir eğitim kurumuna baş vuran istekliler arasında belli düzeyde başarı gösterenleri seçmek için düzenlenen iki aşamalı sınavdan ilki.

Preliminary work : Hazırlık işleri.

Work : Sızdırmak (para). Seğirmek. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Oynatmak. İyesinin özelliğini taşıyan, gerek biçim ve gerekse içeriği bakımından birlik gösteren düşünü ve sanat ürünü. Başarılı olmak. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Emek. İş yapmak. Çalıştırmak.