Ön inceleme nedir, Ön inceleme ne demek

Ön inceleme; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

[Bakınız: önyoklama].

Teknik terim anlamı:

Bulgu için gereken belgenin verilmesinden önce, yeniliğinin araştırılması.

Ön inceleme anlamı, tanımı

İncelem : Bir konuyu incelemek ya da bir durumu saptamakla görevlendirilen kişice hazırlanmış, yazılı açıklama ve görüşler

Ön : Önce, mukaddem, evvel. İleri, üstün, makbul. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı. Bir kimsenin ilerisi. Yakın gelecek zaman. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü. Önce olan, ilk. Civar, yöre. öğün. o gün. İlk, ilk gün. Ön (bk. ün). [Bakınız: anteriyör]. Vücudun, ortasından geçen çizginin yüzden yana gösterdiği yön; gövdenin, göğsün bulunduğu yüzeyi ve yönü. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. Dip karşıtı. Bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. (karşılık: anteriyör,)Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre ilerde olan bölgesi.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

 

İnceleme : İncelemek işi, tetkik. Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma.

Ön inceleme yapılarak belge verilmesi : Belge istenen bulgunun yeniliğinin incelenerek belgesinin verilmesi.

Ön inceleme yapılmadan belge verilmesi dizgesi : Başvurulduktan sonra, hiçbir ön inceleme yapılmadan bulgu belgesi verilmesi yolundaki anlayış (Bizim yasamıza göre durum böyledir).

Araştırılma : Araştırılmak işi.

Önyoklama : Üreticinin, satışları artırmak amacıyla kampanya yapacağı bölgedeki perakendecileri kampanya öncesinde ziyaret ederek desteklerini sağlamaya yönelik perakende reklamcılığında kullanılan etkinliği artırma tekniği.

Araştırı : Araştırma.

Yeniliği : Şimdi, pek az önce.

Verilme : Verilmek işi.

Yenili : Henüz. Kırıkkale şehrinde, Balışeyh belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Yenil : Hafif.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Belge : Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

Bulgu : Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

 

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Önce : İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı.

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Diğer dillerde Ön inceleme anlamı nedir?

İngilizce'de Ön inceleme ne demek ? : prior review, first review