Spanned türkçesi Spanned nedir
- Karışla ölçmek.
- Uzatmak.
- Arabaya koşmak.
- Dağıtılmış.
- İçermek.
- Üzerine köprü kurmak.
- Sıkıca bağlamak.
- Germek.
- Kapsamak.
- Karışlamak.
Spanned ile ilgili cümleler
English: Tom's career spanned 1993 to 2013.
Turkish: Tom'un kariyeri 1993'ten 2013'e kadar sürdü.
Spanned ingilizcede ne demek, Spanned nerede nasıl kullanılır?
Spanned volume : Dağıtılmış birim. Yanılmış birim. Yayık birim.
Spanner : İngilizanahtarı. Anahtar. Altı köşeli anahtar. İngiliz anahtarı. İngiliz açkısı. İki ağızlı anahtar. Çatal anahtar. Vida anahtarı. Somun anahtarı. Açık ağızlı anahtar.
Spanner wrench : Ağzı dişli anahtar. Tırnaklı anahtar. Somun anahtarı. Somunların sıkıştırılmasında kullanılan aygıt.
Spanners : Anahtar (somun). İngiliz anahtarı.
Adjustable spanner : İngiliz anahtarı. Değişik boyutlardaki cıvatalara uyması için ayarlanabilen cıvata anahtarı. Ayarlı anahtar. Kurbağacık. Ayarlanabilir anahtar.
Cross spanner : Çapraz anahtar.
Allen spanner : Alyen anahtar. Vida anahtarı türü.
Spanning : Uzatmak. Kapsamak. Karış ile ölçme. Üzerine köprü kurmak. İçermek. Karışla ölçmek. Karışlama. Arabaya koşmak. Sıkıca bağlamak. Germek.
Double ended spanner : İki ağızlı anahtar.
Throw a spanner into the plans : Planı sabote etmek. Planların içine ingiliz anahtarı (veya somun) atmak. Planı berbat etmek.
İngilizce Spanned Türkçe anlamı, Spanned eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spanned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Belabored : Kötü dövülmüş. Benzetilmiş. Pataklanmış. Lafı uzatmak. Üzerinde fazla durmak. Saldırılmış. Pataklamak. Saldırıya uğramış. Dövmek.
Hitch : Bağlamak. Arıza. Çekme. Çekiverme. Terslik. Aksaklık. Sıyırmak. Yakalanmak. İliştirmek.
Bestrewn : Kaplamak. Yayarak kaplamak. Saçılmış. Saçmak. Yayılmış. Dağıtmak.
Disseminated : Dağınık. Yaygın. Yayılmış. Bütün organa veya vücuda yayılmış, diffuz, dissemine. Disemine. Geniş bir alan yayılmış. Dağılmış.
Comprehended : Bilincine varmak. İhtiva etmek. -in esasını kavramak. İçine almak. -i anlamak. Kavramak. Algılamak. İdrak etmek. Anlamak.
Contrived : Yapmacık. Bulunmuş. Danışıklı. Zahmetli. Açıkça planlanmış veya tasarlanmış. Uydurma. Uyduruk. Zoraki. Yapay. Başarılmış.
Continues : İdame etmek. Devam etmek. Kalmak. Ertelemek. Dayanmak. Devam ettirmek. Sürmek. Sürdürmek. Olagelmek.
Drew : Mississippi eyaletinde şehir. Teşvik etmek. Fıçıdan çekmek. Almak. Yaklaşmak. Yazmak. Kura çekmek. Çizmek. Taslağını çizmek.
Hitching : Çekmek. Takmak. Aksamak. Bağlanmak. Topallamak. Çekiştirmek. Bağlamak. Evlenmek. Sıyırmak.
Belabor : Pataklamak (argo terim). Dövmek. Lafı uzatmak. Benzetmek. Çok uzatmak. Pataklamak. Üzerinde fazla durmak.
Spanned synonyms : add, apply to, contain, contains, add to, diversified, disheveled, distributed, dishevelled, blanketed, extend, belabours, count in, augments, comprehend, lifts, blankets, blowsed, dissipated, distend, constringe, be inclusive of, embrace, aggrandise, make fast, belabour, covers, inspan, compass, dissolved, span, belabors, decentralized.
Spanned zıt anlamlı kelimeler, Spanned kelime anlamı
Unstained : Renksiz. Lekesiz. Temiz.
Unintended : İstemeden yapılan. Kasıtsız.
Unplanned : Plansız. Planlanmamış. Hesapsız.
Spanned antonyms : unpremeditated.

Bu kısımda Spanned kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spanned ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spanned anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spanned ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.