Unstained türkçesi Unstained nedir

Unstained ingilizcede ne demek, Unstained nerede nasıl kullanılır?

Unstainable : Leke tutmayan. Leke tutmaz. Lekelenmeyen. Lekelenmez.

Unstability : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tutunmazlık. İstikrarsızlık. Sürer durunun bozulmasına yol açan koşulların yarattığı durum.

Unstable : Yeltek. Dayanıksız. Oynak. Sabit olmayan. Dengesiz. Güvenilmez. İstikrarsız. Kolayca öğelerine bozunan. denge durumunu küçük bir yerdeğişim ile yitiren. Değişen.

Unstable angina : Unstabil anjina. Kararsız angina.

Unstable compound : Dengesiz bileşik. Dayanıksız bileşik. Kalımsız bileşik. Fiziksel ya da kimyasal özelliklerini çok kısa sürede değiştiren özdek.

Unstacking : İstiften çıkarmak. İstiften ayırmak.

Unstableness : Tutarsızlık. İstikrarsızlık.

Unstable state : Oynak durum. Kararsız hal. Dengesiz durum. Kalımsız durum. Özdeğin kendi kendine ya da dış etkilerle çeşitli fiziksel ya da kimyasal özelliklerini kısa sürede değiştirdiği durum. Kararsız durum.

Unstacked : İstiften çıkarmak. İstiften ayırmak.

Unstable equilibrium : Uzay, iktisat alanlarında kullanılır. İstikrarsız denge. En ufak bir kuvvetin etkisiyle devinmeye geçen cisimlerin durgunluğu; bir küre üzerinde duran başka bir kürenin hali. Kararsız denge durumu. Oynak denge. İktisadi değişkenler arasındaki dengenin herhangi bir nedenle bozulması durumunda dengenin yeniden oluşamaması. Bir sistemin dengesinin kaybolduğu ve bozulan dengeyi tekrar kazanamayacağı muhtemel olan durum. Kararsız denge.

 

İngilizce Unstained Türkçe anlamı, Unstained eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unstained ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Achromic : Akromik. Renk eksikliği olan.

As dull as ditch water : Sıkıcı. Ruhsuz ve sıkıcı. İç karartıcı. Çok sıkıcı. Yavan.

Bloodless : Kan dökmeden yapılan. Ruhsuz. Kansız. Solgun. Duygusuz. Cansız. Öldürücü olmayan. İlgisiz. Hissiz.

Drip : Sevimsiz. Damlalıkla sıvı verme. Akıtmak. Sızdırmak. Damla damla akmak. Damlama. Sevimsiz kimse. Damlayan su. Damla. Damlamak.

Clarion : Yüksek ses. Açık. Duyurmak. Yüksek (ses). Boru sesi. Boru ile çalınan müzik. Davulla zurnayla duyurmak. Vazıh. Zurna.

Clarions : Vazıh. İlan etmek. Duyurmak. Davulla zurnayla duyurmak. Açık. Boru. Boru ile çalınan müzik. Berrak ve tiz ses. Boru sesi.

Purest : Safkan. Katkısız. Arı. Katıksız. Salt. Pak. En saf. Sade. Teorik.

Cleanliest : Titiz. Temiz bir biçimde. Temizce. Pak. Temiz bir şekilde. Temizliğe dikkat eden.

Flawless : Defosuz. Özürsüz. Kusursuz. Mükemmel.

Clean handed : Temiz elli. Suçsuz. Günahsız.

Unstained synonyms : chastest, clean, dull, decoloured, chaste, cleanest, colorless, achroous, duller, pure, achromatic, purer, unpainted, untreated, cleanlier, clarioning, dullest, colourless, lily, nonstaining, cleanly, chaster, immaculate, cleans, clean bill of lading, achromatous, decolored, snowier, unvarnished, blameless, hueless, blotless, clarioned.

Unstained zıt anlamlı kelimeler, Unstained kelime anlamı

Stained : Lekelenmiş. Lekeli.

Painted : Boyalı. Boyama. Tarafından resmedildi. Boyanmış. Renkli.