Spareribs türkçesi Spareribs nedir

  • Kaburga da dahil et parçası (özellikle de domuzda).
  • Kaburga.
  • Baharatlı bir sosla pişirilmiş ve ızgaralanmış domuz kaburgaları yemeği.

Spareribs ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't like greasy food such as spareribs.
Turkish: Ali kaburga gibi yağlı gıdaları sevmez.

Spareribs ingilizcede ne demek, Spareribs nerede nasıl kullanılır?

Sparerib : Kaburga. Az etli domuz kaburgası. Az etli domuz pirzolası. Az etli kaburga.

Sparers : Söylememek (tatsız bir şeyi). Boş (zaman). Tutumlu olmak. Canını bağışlamak. Kaçmak. Esirgemek. Ayırmak. Yedek. İdareli kullanmak. Kıymamak.

Spare hours : Boş zaman.

Spare money : İhtiyat parası. Kara gün parası.

Spare no effort : Tüm enerjisini kullandı. Elinden geleni ardına koymadı. Elinden geleni yapmak. Çok gayret gösterdi. Tüm yolları denemek. Çok çaba sarf etti. Çok çalıştı.

Spare no expense : Paradan kısmamak. Paraya kıymak. Masraftan kaçmamak. Hiçbir masraftan kaçınmamak. Masraftan kaçınmamak.

Spare room : Boş oda.

Spare the rod spoil the child : Kızını dövmeyen dizini döver.

Spare parts : Yedek parça. Yedek olarak kullanılan ekstra parçalar. Yedek parçala. Yedek parçalar.

Spare part surgery : Organ nakli cerrahisi.

İngilizce Spareribs Türkçe anlamı, Spareribs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spareribs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Nervure : Nervür. Yaprak damarı. Böcek kanadının siniri.

Ridge : Bayır. Çatı sırtı. Dört ayaklı omurgalılarda çift ve hafifçe kıvrık bir seri ince kemik ya da kısmen sırt taraftan omurgaya, karın tarafından bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek şekilde eklemli bulunan kıkırdaklı çubuklar. eğe kemiği. bazı böceklerin yumurtaları üzerinde boyuna uzanan kabarık yapılar. dinoflagellatların yüzeydeki kabarık çıkıntıları. Kabartma çizgi. Kabarık çizgi (toprak, deniz). Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. İki koyağı birbirinden ayıran az eğimli yayvan sırt. Çıkıntı. Tepe.

Sparerib : Az etli kaburga. Az etli domuz kaburgası. Az etli domuz pirzolası.

Ribcage : Göğüs kafesi.

Rib : Takılmak. Matrak geçmek. Nervür (kumaş). Şemsiye teli. Yaprak damarı. Kafaya almak. Çubuklarla desteklemek. Kotlet. Pervaz.

Costa : Kosta. Göğüs boşluğunun yan tarafını oluşturan üstte sırt omurlarına, altta doğrudan veya dolaylı olarak göğüs kemiğine bağlanan hafif kıvrık çubuk biçimindeki kemikler, kosta. Kaburga (anatomi, zooloji). Kaburga, damar veya benzeri yapılar. böceklerin kanatlarının ön kenarına paralel uzanan büyük boyuna damar. 3,ctenophora'da yüzmeye yarayan kısmı. 4.trichomonatidae'de dalgalı zarın kaidesindeki yapı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kaburga. kimi kamçılı protozoonlarda (trichomonadlarda), tekrarlayan kamçı ve dalgalı zarın altında bulunan hücre yüzeyi boyunca bir kinetozomdan çıkan belirgin çizgili çubuk.

Dish : Tercih. Piliç. Sunmak. Atlatmak. Bombeleştirmek. Servis yapmak. Yemek. Tabak. Oymak. Ortasını çukurlatmak.

Ribs : Çubuk. Kaburga kemiği. Pirzola. Pervaz. Fitil (kumaş). Şemsiye teli. Yaprak ayasındaki damarlar. Nervür (kumaş). Kiriş. Hanım.

Rib cage : Gögüs kafesi. Göğüs kafesi.

Spareribs synonyms : cut of pork, barbecued spareribs, spare rib.