Spillover effect türkçesi Spillover effect nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yayılma etkisi.
  • Bir piyasadaki değişmenin diğer piyasalar üzerinde yarattığı etki. bk. dışsallık.

Spillover effect ingilizcede ne demek, Spillover effect nerede nasıl kullanılır?

Spillover : Taşma. Dışsal ekonomiler. Taşmış miktar. Açılma etkisi. Dağılma. Taşmış. Dağılmış miktar. Sıçramış miktar. Taşmış şey.

Effect : Yerine getirmek. Fizik, gitar, kimya, tiyatro alanlarında kullanılır. Sonuç. Bulgu sonucu. Anlam. Etki. Bir bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız değişken tarafından belirlenen ya da bağımlı konumda olan etken. bk. neden. Başarmak. Ulaşmak. Etkisi olmak.

Spillover cost : Eksi dışsal ölçek ekonomileri. Üreticilerin kendi dışından kaynaklanan, verimliliğin azalmasına ve maliyetlerinin artmasına yol açan etkiler. krş. dışsal ölçek ekonomileri. Tüketicilerin kendi dışından kaynaklanan ve gönençlerinin azalmasına yol açan etkiler. bk. eksi dışsal ölçek ekonomileri. Eksi dışsal tasarruflar.

Added worker effect : Ek çalışan etkisi. Hanehalkından birinin işsiz kalması yüzünden hanehalkının diğer bireylerinin emek sunumunu artırmaları.

Additive effect : Toplamsal etki. Arttırıcı etki.

Additive seasonal effect : Toplamsal mevsimsel etki.

 

İngilizce Spillover effect Türkçe anlamı, Spillover effect eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spillover effect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

 

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Spillover effect synonyms : abnormal budget receipts, a group shares, a change in demand, ability to pay principle, abnormal budget, a pass through certificate.