Spined türkçesi Spined nedir

Spined ingilizcede ne demek, Spined nerede nasıl kullanılır?

Nine spined stickleback : Dikence. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli balıkgiller (gasterosteidae) familyasından, 4-7 cm kadar uzunlukta, tatlı su balıklarından en küçüklerinden, birinci sırt yüzgeci yerine 9-11 diken taşıyan, erkekleri su bitkileri arasında yuva yapan ve yavrularına bakan bir tür.

Ten spined stickleback : Asalak şeritlerin ikinci arakonakçılarından bir balık türü. Dikence.

Three spined stickleback : Üç dikenli balık. Asalak şeritlerin ikinci arakonakçılarından bir balık türü. Üç-dikenli balık. Adi dikenli balığı. Üç iğneli dikenli balığı. Dikence balığı.

Threespined sticklebacks : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli balıkgiller (gasterosteidae) familyasından, 10 cm kadar uzunlukta, yeşil renkli, birinci sırt yüzgeci yerinde üç diken bulunan, avrupa ve anadolu'nun tatlı ve tuzlu sularında yaşayan bir tür. Üç dikenli balık.

Spine chilling : Ürkütücü. Korkutucu.

Bifid spine : Spina bifida.

Curvature of the spine : Bel kayması. Belkemiği eğriliği.

Spineless : Omurgasız. Cesaretsiz. Dikensiz. Karaktersiz ve tabansız. Bel kemiği olmayan. Yüreksiz. Kılçıksız. İradesiz. Korkak. İradesi zayıf.

 

Spinelessly : Cesaretsizce. Metanetsizce. Bel kemiği olmadan. İradesizce. Dikensiz bir biçimde.

Spinel : Spinel. Mineral. (al2 mgo4; metalimsi olmayan parıltı, kırmızı, sarı, eflatun; çizgi ak; sertlik 8, özgül ağırlık 3.4-4.1; kübik. süs taşı olarak traşlanır.). Kaba lal taşı.

İngilizce Spined Türkçe anlamı, Spined eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spined ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spiky : Sert. Uzun ve sivri. Keskin. Dik kafalı. İnatçı. Sivri uçlu. Çivili.

Afford : Satın almaya gücü yetmek. Durumu el vermek.

Run through : Çabucak gözden geçirmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gözden geçirmek. Har vurup harman savurmak. Çizgi çekmek. İçinden geçmek. Göz gezdirmek. Harcamak. Delik açmak. Saplamak.

Aculeate : Keskin kenarları olan (biyoloji terimi). Keskin. İğnesi olan (haşarat). Sivri. İğneli. İğne gibi batan.

Vacation : İzin. Dinlence. Dinlenme. Tatil. Tatil yapmak. Boşaltma. Tahliye. Tatil geçirmek. Tatil izni.

Put : Koymak. Söndürmek. Neşretmek. Yatırım yapmak. Söylemek. İndirmek. Bırakmak. Atış. Menetmek. Fırlatma.

Weekend : Haftasonu. Hafta sonu yapılan. Hafta sonu. Hafta sonunu geçirmek. Hafta tatili.

Place : İş. Hane. Ev. Vermek (para). Yazdırmak. Yerleştirmek. Oturtmak. Yerleşim yeri. Basamak. Yer.

Serve : Servis sırası. Servis atışı. Tapmak. Kulluk etmek. Hapis yatmak. Servis. İşe yaramak. İşine yaramak. Hizmet etmek. Hizmet yapmak.

Echinate : Kıl gibi. İğneli. Karıncalanan. İğne gibi batan.

Spined synonyms : nickel and dime, wanton away, piddle away, while away, eat up, economize, eat, penny pinch, waste, stringiest, exhaust, squander, overwinter, drop, brambly, chordate, blow, bony, stringier, bramblier, commit, get through, pay, economise, slum, barbed, prickly, briary, backboned, underspend, expend, craniate, prickliest.

 

Spined zıt anlamlı kelimeler, Spined kelime anlamı

Divest : Elden çıkarmak. Yoksun bırakmak. Mahrum etmek. Görevden almak. Çıkarmak. Verilen hakkı geri almak. Kurtulmak. Soymak.

Overspend : Fazla harcama yapmak. Fazla masraf yapmak. Açılmak. Fazla sarf etmek. Fazla para harcamak. Fazla harcamak. Bütçeyi aşmak.

Dirtiness : Aşağılıklık. Adilik. Pislik. Kirlilik. Pasak.

Spined antonyms : tidy, clean.

Spined ingilizce tanımı, definition of Spined

Spined kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Furnished with spines. Spiny.