Vacation türkçesi Vacation nedir

Vacation ile ilgili cümleler

English: Ali is on vacation in Australia.
Turkish: Ali Avustralya'da tatilde.

English: Ali can't afford to take a vacation now.
Turkish: Ali şimdi bir tatil yapmayı göze alamaz.

English: Ali isn't going to take a vacation this year.
Turkish: Ali bu yıl tatile çıkmayacak.

English: Ali isn't taking a vacation this year.
Turkish: Ali bu yıl tatile çıkmıyor.

English: Ali is making vacation plans now.
Turkish: Ali şimdi tatil planları yapıyor.

Vacation ingilizcede ne demek, Vacation nerede nasıl kullanılır?

Vacation court : Nöbetçi mahkeme.

Vacation home : Tatil evi. Tatil apartmanı.

Vacation school : Yaz okulu.

Vacation shutdown : İşyerinin kapanması. Üretime ara verme. Tatil.

Vacation spot : İş yeri. Tatil yeri. Tatil noktası.

Paid vacation : Ücretli izin.

Annual paid vacation : Çalışanlara her yıl belli bir süre için almakta olduğu ücretten herhangi bir kesinti olmaksızın yasalarla tanınan izin. Yıllık ücretli izin.

Annual vacation : Yıllık izin. Yıllık seyahat. Senelik tatil. Yıllık tatil.

Annual pay vacation : Çalışanlara her yıl belli bir süre için almakta olduğu ücretten herhangi bir kesinti olmaksızın yasalarla tanınan izin. Yıllık ücretli izin.

 

The long vacation : İngiltere üniversitelerinin yaz tatili. Yaz tatili. Mahkemelerin tatili. Üç aylık yaz tatili. Üniversitelerin tatili.

İngilizce Vacation Türkçe anlamı, Vacation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vacation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spend : Sperm dökmek (balık). Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri. Harcama yapmak. Tüketmek. Sarf etmek. Zaman geçirmek. Etkisini azaltmak. Sarfetmek. Yemek. Harcamak.

Paid vacation : Ücretli izin.

Derobement : Savutu yakalamak, bir çırpma yapmak isteyen karşı yarışmacının bu eylemini, bir sıyırma ile ya da savutun yerini değiştirerek etkisiz bırakma.

Jollies : Zevk. Alay etmek. Takılmak. Haz. İkna etmek. Kandırmak.

Picnic : Hoşa giden iş. Pikniğe gitmek. Çok kolay iş. Piknik yapmak. Kolay iş. Açık havada yenilen yemek. Piknik. Çocuk oyuncağı. Evde rahatsız bir biçimde oturmak. Basit iş.

Authorisations : Güçlendirme. Vekaletname. Resmi izin. Ruhsat. Yetki. Rıza. Yetkilendirme. Onay (authorization olarak da yazılır). Müsaade.

Relaxations : Hafifletme (ceza). Relaksasyon. Yumuşama. Yumuşatma. Eğlence. Rahatlama. Gevşeme. İstirahat. Gevşetme.

Intermissions : Perde arası. Ara. İntermisyon. Fasıla. Antrakt. Mola. Fasılalı. Mola (voleybol veya basketbol). Aralık.

Take a holiday : İzin almak.

Vacation synonyms : leisure time, debarkment, vac, recreation, discharge, recessional, authorisation, high day, authorization, decompression, relaxation, recumbencies, decant, pass, interlude, discharging, ejection, breathing space, broaching, evacuating, holiday, eviction, refreshment, stoppage, break, breathing spell, countenance, dormancy, evictions, outing, vacations, debarkation, repose.

 

Vacation ingilizce tanımı, definition of Vacation

Vacation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A making void or of no force. The act of vacating. As, the vacation of an office or a charter.