Spires türkçesi Spires nedir
- Helezonlar.
- İnce ve uzun ot sapı.
- Helezoni kabuk ucu (zooloji terimi).
- Minare külahı.
- Sarmal hareket.
- Döne döne çıkma.
- Tepe kısım.
- Çan kulesi tepesi.
- Helezon.
Spires ile ilgili cümleler
English: Even the sky conspires against us.
Turkish: Gökyüzü bile bize karşı komplo kuruyor.
English: Recreational drug use inspires many urban legends.
Turkish: Eğlence uyuşturucu kullanımı birçok şehir efsanelerine ilham veriyor.
English: Jale is a woman who inspires awe in all who meet her.
Turkish: Jale onunla tanışan herkese huşu telkin eden bir kadın.
English: This child aspires to become a laywer in the future.
Turkish: Bu çocuk gelecekte bir avukat olmaya can atıyor.
English: Ali aspires to be a teacher.
Turkish: Ali bir öğretmen olmayı çok istiyor.
Spires ingilizcede ne demek, Spires nerede nasıl kullanılır?
Aerial spires : Yüksek klise kulesi.
Aspires : Arzu etmek. Göz dikmek. Heveslenmek. Çok istemek. Özenmek. Peşinde olmak. Arzulamak. Talip olmak. Can atmak. Sahip olmak istemek.
Conspires : Gizlice anlaşmak. Üst üste gelmek. Anlaşmak. Suikast hazırlamak. Fesat kurmak. Fesat çıkarmak. Kurmak. Birlikte planlamak. Birlik olmak. Plan yapmak.
Inspires : Telkinde bulunmak. Aşılamak. Canlandırmak. Telkin etmek. Soluk almak. Uyandırmak. İlham almak. Solumak. Sebep olmak. İlham vermek.
Perspires : Terlemek. Ter dökmek.
Spire : Helis. Kulenin sivri tepesi. Helezoni kabuk ucu (zooloji terimi). Kule. Sarmal hareket. Kule ucu. Minare külahı. Sivrilmek. Helezon. Döne döne çıkma.
Aspire : Çok istemek. Sahip olmak istemek. Göz dikmek. Arzu etmek. Arzulamak. Talip olmak. Özenmek. Çabalarını ve ümitlerini bir amaca yöneltmek. Heveslenmek. Can atmak.
Aspire after : Amaçlamak. Amaç edinmek.
Acrospire : Akrospire.
Spireas : İspirya. Keçisakalı. Şipir. Erkeçsakalı. Gül familyasından beyaz veya pembe çiçekler veren funda. Çayır melikesi. Çayırmelikesi.
İngilizce Spires Türkçe anlamı, Spires eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spires ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Tone : Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Ton vermek. Tek renkli pozitif görüntüde kimyasal işlemlerle değişik renkli sonuçlar elde etme. (renklendirmede görüntünün saydamsız bölümleri renkli olduğu halde, saydam bölümleri değişmez). boyamanın karşıtı. Bir çalgının tonu. Perde. Ses tonu. Renk tonu. Koyuluk. Hava. Ses.
Spire : Kule gibi yükselmek. Kule. Kule külahı. Kule ucu. Kulenin sivri uçlu tepesi.
Flavour : Lezzet katmak. Tatlandırmak. Bir yiyeceğe tat vermek için (bir şey) katmak. Tat. Tat duyusu. Çeşni vermek. Lezzet. Lezzet vermek. Tat vermek. Lezzetlendirmek.
Spiraled : Sarmal. Dönerek hareket etmek. Helezon çizerek gitmek. Döne döne gitmek. Bobin. Spiral. Sarmal yapmak. İvmelenerek artma ya da azalma. Kıvrılarak gitmek. Sarmal hareket etmek.
Helix : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dış kulak kanalı. Sarmal. İnsan dış kulağının dış kıvrımı. dna sarmalı. heliks. bir tip ikincil protein yapısı. Helis. Helezon, kıvrıntı, sarmal, helisel. kulak kepçesinin bir kısmı. helicidae ailesinde bulunan kimi bahçe salyangoz türlerinin içerisinde bulunduğu salyangoz cinsi. en çok avrasya ve afrikada bulunmakta ve dicrocoelium dedriticuma ara konaklık yapmaktadır. Salyangoz. Alfa sarmal. Sümüklüböcek.
Feeling : Heyecan. İzlenim. Duyarlı. Acıma. Bakış açısı. Duygusal. Hassasiyet. Zan. Duygulu. Sanı.
Smell : Koklamak. Sezmek. Kokuşmak. Kokmak. Koku. Kokusunda olmak. Koklama. Kokusunu almak. Hissetmek. -in kokusunu duymak.
Steeple : Külahlı kule. Kule. Sivri uçlu kule (kiliseye ait). Kilise kulesi. Çan kulesi.
Corkscrews : Sarmal. Tapa burgusu. Sarmal olarak kıvrılmak. Spiral. Tirbuşon. Burmaç. Burgu. Tirbuşon hareketi yapmak.
Psyche : Can. Psişizm. Boy aynası. Ruh. İnsan aklı. Sayk. Tin. İnsan ruhu. Psişe. Akıl.
Spires synonyms : life principle, helices, hollywood, vital principle, ambience, spiring, zeitgeist, steeples, feel, spiraling, ambiance, atmosphere, soul, flavor, rifling, spiral, look, corkscrew, helixes.
Spires zıt anlamlı kelimeler, Spires kelime anlamı
Cowardice : Korkaklık. Cesaretsizlik. Ödleklik. Çekingenlik. Alçaklık. Namertlik.
Courage : Cüret. Mürüvvet. Cesaret. Mertlik. Medeni cesaret. Yiğitlik. Yürek. Yüreklilik. Cesurluk. Babayiğitlik.
Straight line : Düz çizgili. Düz doğru. Düz çizgi. Doğru. Doğru hat.

Bu kısımda Spires kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spires ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spires anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spires ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.