Spline türkçesi Spline nedir
- Kama.
- Şaft dişi.
- Dil.
- Çubuk pistole.
- Şerit (metalurji terimi).
- Freze oluklu geçme yapmak.
- Çubuk.
- Mil yivi.
- Oluk.
- Yiv.
- Tahta şerit.
- Mil yuvası.
- Eğri cetveli.
Spline ingilizcede ne demek, Spline nerede nasıl kullanılır?
Spline function : Kama fonksiyonu.
Spline models : Kama modeli.
Thin plate spline model : İnce tabaka kama modeli.
Splined : Dişler vasıtasıyla birbirine geçmiş. Kanallı.
Splines : Yiv. Şerit (metalurji terimi). Tahta şerit. Kama. Eğri cetveli. Oluk. Şaft dişi.
Splint bone : Kemiğin iç tarafındaki çıkıntı. Fibula. Kemik içindeki çıkıntı. Atın bacağındaki iki çıkık kemik.
Splinter : Yarıp uzun parçalara ayırmak. Parçalamak. Ufak gruplara bölmek. Dağılmak. Ufak gruplara bölünmek. Paramparça olmak. Yarmak (uzun). Parçalanmak. Küçük parçalara ayırmak. Kıymık.
Splinted : Cebire ile bağlanmış. Bir sabitleyici ile birleştirilmiş (kırılmış bir kemikte).
Splinter hemorrhage : Splinter hemoraji.
Splinter party : Partiden ayrılanlar tarafından kurulan parti. Partiden ayrılanlarca kurulan parti.
İngilizce Spline Türkçe anlamı, Spline eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Strip : Soymak. Çıkarmak. Üstünü çıkarmak. Şerit. Kuşak. Geniş bir alanı aydınlatan genel ışıklama dizgesi içinde kullanılan birbiri yanma konulmuş dizi ışıtaçlar. çoğu kez, oluk biçiminde bir kutunun içine yan yana yerleştirilmiş 4 ile 150 vatlık ışıtaçların tümü. Palangalar yoluyla alçaltılıp yükseltilebilen demir askılara bağlı ışıldak dizisi. Sıyırmak. Burmalarını yok etmek (vidanın). Dizi ışıklar.
Parlance : Konuşma tarzı. Deyim. Dil (özel). Jargon. Deyiş. Tabir.
Chibouque : Uzun saplı türk sigara içme piposu (ayrıca chibouk). Ağızlık.
Conduit : Su yolu. Ark. Avgın. Kablo kanalı. Mecra. Arna. Boru. Nakil boru hattı. Suyolu.
Glossa : Dil (anatomi terimi). Haşiye. Glossa. Dil. hymenoptera ailesine bağlı sineklerde bulunan dil benzeri yapı. kimi yazarlar tarafından hipofarenks olarak da adlandırılmaktadır. Glosa.
Cotter : Supap tırnağı. Anahtar. Kopilya. Maşalı pim. Çivi. Çatal pin.
Stave : Çökertmek. Çıta. Kıta. Bertaraf etmek. Kesim. Şiir kıtası. Değnek. Uzaklaştırmak. Fıçıyı tahtalarla donatmak.
Louver : Hava deliği. Tenek deliği. Çatı penceresi. Panjurlu pencere. Havalandırma pancuru. Hava klapesi. Panjur. Havalandırma kapağı. Havalandırma panjuru.
Ramrod : Tüfek temizleme çubuğu. Dolma silah harbisi. Top doldurma çubuğu. Harbi. Namlu temizleme çubuğu. Harbi (tüfek).
Spline synonyms : splines, chutes, neck, cleat, dirks, dirking, lingua, bead, rabbet, rib, ribs, slat, baton, lingo, bar, clapper, poniards, chase, groove, fids, lag, clappers, dagger, langues, poniard, member, batons, chopsticks, grooving, necks, chopstick, crapaudine, feather.
Spline ingilizce tanımı, definition of Spline
Spline kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, sometimes, a groove to receive such a rectangular piece. A rectangular piece fitting grooves like key seats in a hub and a shaft, so that while the one may slide endwise on the other, both must revolve together. A feather.

Bu kısımda Spline kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spline ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spline anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spline ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.