Sprats türkçesi Sprats nedir

  • Hamsi gibi küçük bir balık.
  • Çaça balığı.
  • Çaçabalığı.
  • Çaça.

Sprats ingilizcede ne demek, Sprats nerede nasıl kullanılır?

Sprat : Çaça. Çaçabalığı. Bir tür ufak ringa balığı. Hamsi gibi küçük bir balık. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, hamsigiller (clupeidae) familyasından, 13-17 cm kadar uzunlukta, hamsiye çok benzeyen, avrupa denizlerinde yaşayan bir tür. Çaça balığı.

Spraddle leg : Domuz ve tavşanlarda iskelet kaslarının iyi gelişememesi, kas ipliklerinin sayısının azlığı, aşırı derecede glikojen içermesi, arka bacakların birbirinden ayrık durması ve ayağa kalkamamayla belirgin doğuştan görülen, geçici nitelikte bir yapılış bozukluğu, kas tellerinin hipoplazisi. Ayrık bacaklılık.

Sprag : Fırça. Yokuş mesnedi. Maden ocağı desteği. Köstek. Morina balığı. Payanda. Maden ocağı direği. Dayak. Eğleç takozu.

Sprain : İncitmek. Burkmak. Burkulmak (bilek veya ayak vb). Burkulmak. Burkulmayla incinme. Burkulma.

Sprained : Yerinden oynamış (bir eklem yerinin bağ dokuları ile ilgili). Yaralanmış. Yerinden oynamış (bir eklem yeri). İncinmiş. Burkulmuş.

Sprawl : Serilmek. Sereserpe uzanmak. Yayılarak oturmak. Yayılıp yatmak. Yayılmak. Uzanmak. Sere serpe uzanmak. Çok geniş bir alana yayılmak. Genişlemek. Dağılma.

 

Sprawlers : Gerinen kimse (otururken veya uzanırken). Rahatlayan bir şekilde bacaklarını ve kollarını yayan kimse.

Sprawler : Rahatlayan bir şekilde bacaklarını ve kollarını yayan kimse. Gerinen kimse (otururken veya uzanırken).

Sprawling : Yayılma. Büyüyen. Sallı. Yayılan. Genişleyen.

Sprawl out : Serilmek. Germek. Yaymak. Uzatmak.

İngilizce Sprats Türkçe anlamı, Sprats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sprats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Straggle : Yoldan sapmak. Düzensiz bir biçimde yayılmak. Konudan sapmak. Dağılarak gitmek. Doğru yoldan sapmak. Düzensiz bir şekilde etrafa dağılmış olmak. Sürüden ayrılıp gitmek. Dağılmak. Dağınık olmak. Büyümek (diğerlerinden ayrı ve biçimsiz bir şekilde).

Distribute : Dağıtmak. Dağıtımını yapmak. Vermek. Pay etmek. Sınıflamak. Yaymak. Düzenlemek. Türkümlere ayırmak. Tevzi etmek. Saçmak.

Sit down : Oturtmak. Oturmak. Yere inmek. Yerinden kalkma. İniş yapmak. Koyulmak. Yerine oturmak.

Sit : Olmak (imtihan). Toplanmak. Oturtmak. Burnunu sürtmek. Kuluçkaya yatmak. Poz vermek. Oturmak. Konmak. Binmek. Sınava girmek.

Madams : Hanımefendi. Madam. Bayan. Genelev işleten kadın. Genelev patronu. Mama.

Sprat : Bir tür ufak ringa balığı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, hamsigiller (clupeidae) familyasından, 13-17 cm kadar uzunlukta, hamsiye çok benzeyen, avrupa denizlerinde yaşayan bir tür.

Madam : Genelev işleten kadın. Bayan. Mama. Hanımefendi. Genelev patronu.

Spread : Saçılmak. Ara. Bulaşma. Genişleme. Ziyafet. Kenara çekilmek. Örtmek. Açmak. Meydan almak. Yayılma.

 

Spread eagle : Şovenizm. Aşırı milliyetçilik. Gergin kanatlı kartal. Kartal duruşu pozisyonu. El ve ayaklarını birbirine değdirme (buz pateni).

Lie : Yatmak. Yalan atmak. Yalan söylemek. Yasal olmak. Atmak. Uzanmak. Kalmak. Yalan. Durmak. Kandırmak.

Sprats synonyms : brislings.

Sprats zıt anlamlı kelimeler, Sprats kelime anlamı

Lie : Yalan atmak. Kalmak. Yalan söylemek. Yatmak. Kandırmak. Palavra. Uzanmak. Yasal olmak. Mideye oturmak. Atmak.

Stand : Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tahammül etmek. Dikilmek. Desteklemek. Ayağa kalkmak. İhtiyaç duymak. Katlanmak. Ayakta dikilmek. Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa. Devam etmek.

Sit : Modellik yapmak. Tünemek. Oturmak. Toplanmak. Kuluçkaya yatmak. Oturtmak. Kalmak (bir yerde). Sınava girmek. Yola getirmek. Oturuma katılmak.

Sprats antonyms : gather.