Spurt türkçesi Spurt nedir
- Olağanüstü çaba göstermek.
- Davranmak.
- Olağanüstü çaba.
- Gayret.
- Ani çıkış.
- İtaat etmemek.
- Sızma.
- Püskürmek.
- Hamle yapmak.
- Atak.
- Atak yapmak.
- Fışkırmak.
- Atılım yapmak.
- Çaba.
- Son bir çaba göstermek.
- Fışkırma.
- Fışkırtmak.
Spurt ingilizcede ne demek, Spurt nerede nasıl kullanılır?
Spurt out : Fışkırmak. Sıçramak.
Spurted : Fışkırtmak. İtaat etmemek. Atak yapmak. Atılım yapmak. Hamle yapmak. Fışkırmak. Püskürmek. Ani çıkış. Davranmak. Olağanüstü çaba göstermek.
Spurting : Davranmak. İtaat etmemek. Fışkırtmak. Püskürmek. Hamle yapmak. Olağanüstü çaba göstermek. Olağanüstü çaba. Ani çıkış. Son bir çaba göstermek. Fışkırmak.
Spurtle : İskoç oklavası.
Spurtles : İskoç oklavası.
Spur gear : Alın dişlisi. Düz dişli.
Spur track : Yan hat. Tali hat.
Spur pinion : Dikey ekseni etrafında döndüren dişli. Düz dişli. Fener dişli.
Spur winged : Diken kanatlı (botanik terimi).
Spur wheel : Düz dişli çark. Alın dişlisi.
İngilizce Spurt Türkçe anlamı, Spurt eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spurt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Audacious : Küstah. Gözü pek. Cesur. Yüzsüz. Gözüpek. Saygısız. Arsız. Kaba. Cesaretli.
Strike a blow : Hücum etmek. Ağır bir darbe indirmek. Saldırı yapmak.
Emanates : Zuhur olmak. Çıkmak. Akmak. Sızmak. Oluşmak. Yayılmak. Sadır olmak. Ortaya çıkmak. Doğmak.
Ginger : Canlandırmak. Taba rengi. Hızlandırmak. Dürtmek. Zencefil. Dürtü. Kışkırtmak. Zencefil katmak. Kızıl saç. Canlılık.
Emanation : Dışarı akma. Çıkma. Sızıntı. Türüm. Ortaya çıkma. Radyoaktif gaz. Yayılma. Çıkan gaz.
Emanations : Ortaya çıkma. Çıkan şey. Sızıntı. Radyoaktif gaz. Gaz yayılması. Derin mineral yataklarını kapsayabilen ve magma sıvılarının saçtığı gaz ürünleri.
Energies : Güç. Kuvvet. Erke. Enerji.
Belched : Çıkarma. Çıkarmak (duman). Fırlatmak. Geğirmek. Duman çıkarmak. Geğirti. Çıkarmak duman. Püskürtmek.
Gutsiest : Atılgan. Gözü pek. Pervasız. Gözüpek. Cesur.
Diligence : Özenle ve sebat ederek çalışma. Dikkat. Atlı posta arabası. Tedbir. İhtimam. Hamaratlık. Önlem. Çalışkanlık.
Spurt synonyms : locomote, conation, behaves, ballsy, forge, comport, behave, exertions, eject, dapper, ardency, attack, outbursts, oozes, adventuresome, ejaculate, lunging, eructate, exudations, spritz, gushed, break through, behaving, push, lunges, gutsy, exudation, dashes, assiduities, ejaculated, effluxes, move, go.
Spurt zıt anlamlı kelimeler, Spurt kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.
Spurt ingilizce tanımı, definition of Spurt
Spurt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To spirt. A sudden or violent ejection or gushing of a liquid, as of water from a tube, orifice, or other confined place, or of blood from a wound. An increased exertion for a brief space. A sudden and energetic effort, as in an emergency. To make a sudden and violent exertion, as in an emergency. As, to spurt water from the mouth. To drive or force out with violence, as a liquid from a pipe or small orifice. To gush or issue suddenly or violently out in a stream, as liquor from a cask. To rush from a confined place in a small stream or jet. A jet. A spirt. To throw out, as a liquid, in a stream or jet.

Bu kısımda Spurt kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spurt ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spurt anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spurt ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.