Spying on türkçesi Spying on nedir
Spying on ile ilgili cümleler
English: Have you been spying on me?
Turkish: Beni mi gözetliyorsun?
English: I saw you spying on them.
Turkish: Onları gözetlediğini gördüm.
English: Ali is spying on us.
Turkish: Ali bizi gözetliyor.
English: Ali has been spying on us.
Turkish: Ali bizi gizlice gözetliyor.
English: Are you spying on me?
Turkish: Beni mi gözetliyorsun sen?
Spying on ingilizcede ne demek, Spying on nerede nasıl kullanılır?
Spying : Çaşıtlık. Casusluk. Casusluk yapma.
On : Açık. Üstünde. Olmakta olan. Yanmak. De. Yönünde. Çakırkeyif. Giyilmiş. Hazır. E doğru.
Spying hole : Perdeden ya da kulisten salona açılmış olan ve seyircileri gözetlemeye yarayan, yasal olmayan küçük delik. Gözetleme deliği.
Spyings : Casusluk. Çaşıtlık. Casusluk yapma.
A blot on escutcheon : Şerefine sürülmüş leke. Şerefine leke düşürücü şey. Onur lekeleyici davranış.
A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.
İngilizce Spying on Türkçe anlamı, Spying on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spying on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lookouts : Gözcü. Beklenti. Bekleme. Sorun. Ümit. Nöbetçi. Gözcülük yapma. Manzara. Sakınmak.
Observation : Gözleme. Gözlem sonucu. Bir olayın veya olgunun niteliklerini açıklamak amacıyla, her türlü belirtinin planlı bir biçimde izlenmesi. Olayların, belirlenen sırada, düzenli, amaçlı olarak incelenmesi. Kendiliğinden oluşan ya da koşulları bilinçli olarak oluşturulan olayları belirdikleri sırada dizgeli ve amaçlı bir biçimde inceleme. Seyretme. Görüş. Yorum. Gözlem. Müşahede.
Pried : Gözetlemek. Zorla elde etmek. Tecessüs. Kaldıraç. Koparmak. Başkasının özel yaşamına burnunu sokmak. Merakla bakmak. [#dikizleme Dikizlemek]. Burnunu sokmak.
Peeping : Dikizleme. Röntgencilik. Röntgen.
Pry : Kaldıraç. Zorla elde etmek. Tecessüs. Merakla bakmak. Başkasının özel yaşamına burnunu sokmak. Zorla söyletmek. Koparmak. Dikizlemek. Gözetlemek.
Spy : Gözetlemek. Casusluk yapmak. Farketmek. Gizlice gözetlemek. Gözlemek. Köstebek. Hafiye. Casusluk etmek. Uzaktan görmek.
Observations : Gözlem sonucu. Seyretme. Gözleme. Gözetim. Mülahazat. Yorum. Gözlem. Gözlemler. Rasat.
Pryings : Gözetleyen. Mütecessis. Meraklı. Manivela ile oynatma.
Prying : Meraklı. Merakla bakan. Gözetleyen. Mütecessis. Manivela ile oynatma.
Lookout : Gözetleyici. Nöbetçi. Kollama. Sakınmak. Arayış. İleriki olasılık. Gözetleme yeri. Gözleme. Manzara. Gözcü.
Spying on synonyms : pries, peeked, bo peep, observing, peeking, peek.

Bu kısımda Spying on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spying on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spying on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spying on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.