Spying türkçesi Spying nedir

Spying ile ilgili cümleler

English: Have you been spying on me?
Turkish: Beni mi gözetliyorsun?

English: Are you spying on me?
Turkish: Beni mi gözetliyorsun sen?

English: I saw you spying on them.
Turkish: Onları gözetlediğini gördüm.

English: Ali is spying on us.
Turkish: Ali bizi gözetliyor.

English: Ali has been spying on us.
Turkish: Ali bizi gizlice gözetliyor.

Spying ingilizcede ne demek, Spying nerede nasıl kullanılır?

Spying hole : Perdeden ya da kulisten salona açılmış olan ve seyircileri gözetlemeye yarayan, yasal olmayan küçük delik. Gözetleme deliği.

Spying on : Gözetleme.

Industrial spying : Sanayi casusluğu. Sınai casusluk.

Spyings : Casusluk yapma. Casusluk. Çaşıtlık.

Espying : Gözetlemek. Gözüne çarpmak. Uzaktan görme. Farketmek. Görmek.

Spy drama : Casusluk ve serüvenleri kapsayan oyun. Casusluk oyunu.

Spy the land : Etrafı kolaçan etmek.

Spy satellite : Casus uydu. Gözetleme uydusu.

Spy glass : Küçük dürbün.

Spy on : Gizlice seyretmek. İspiyon etmek. İspiyonlamak. Gözetlemek. Gizlice dinlemek. Casusluk yapmak.

İngilizce Spying Türkçe anlamı, Spying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Espionage : İhbar etme. İspiyonculuk.

Vigil : Nöbet tutma. Gece nöbet tutma. Gece uyumama. Gece ibadeti. Uyanık kalma. Vijil. Arife. Uyanıklık. (nöbet vb için) geceleyin uyumama. Gece nöbeti.

Cloak and dagger : Macera. Casusluk ile ilgili. Polisiye. Casusluk ile ilgili (roman vb).

Catching : Cazibeli. Sari. Yakalama. Bulaşıcı. Çekici. Kapma. Cazip. Yakalayış.

Watch : Başında beklemek. Bakmak. Seyretmek (tv). Beklemek. Kollamak. İle ilgilenmek. Yolunu gözlemek. Gözlemek. Gözkulak olmak. Kol saati.

Detection : Bir telsiz alıcısında, gelen bir elektriksel imlemin kiplendiği taşıyıcı dalgadan ayrılması. yüklü parçacıkların sayaçlarla yüze çıkarılması. Buluş. Demodülasyon (radyo terimi). Bulma. Bulunuş. Sezim. Ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. Belirleme. Tespit. Keşif.

Discovery : Keşif. Meydana çıkarma. Bulgu. Ortaya çıkarma. İfşaat. Bildirme. Bulunuş. Buluş.

Uncovering : Ortaya çıkarma. Sudan çıkma. Ortaya çıkarmak. Örtüsünü açmak. Açmak. Keşfetme. Şapka çıkarmak. Deniz dibinin su üstüne yükselmesi.

Spotting : Leke oluşumu. Seçme. Punto. Damlama. Lekeleme. Boyamalı geçirme. Kestirme. Tanıma. Lekelenme.

Spying synonyms : spyings, find, espial.