Vigil türkçesi Vigil nedir

  • Uyanık olma.
  • Gece uyumama.
  • Arife.
  • (nöbet vb için) geceleyin uyumama.
  • Nöbet tutma.
  • Uyanık kalma.
  • Vijil.
  • Gece nöbet tutma.
  • Gece nöbeti.
  • Gece ibadeti.
  • Uyanıklık.

Vigil ile ilgili cümleler

English: I appreciate your vigilance.
Turkish: Senin uyanıklığını takdir ediyorum.

English: Success in life lies in diligence and vigilance.
Turkish: Hayatta başarı, çalışkanlık ve uyanıklık içinde yatar.

English: She kept an all-night vigil over her sick child.
Turkish: O, bütün gece hasta çocuğunun başında nöbet tuttu.

English: Be vigilant.
Turkish: Uyanık olun.

English: We must maintain a constant vigil.
Turkish: Sürekli nöbet tutmalıyız.

Vigil ingilizcede ne demek, Vigil nerede nasıl kullanılır?

On the vigil of : Arifesinde.

Coma vigil : Koma vijil. Uyanık koma.

Keep vigil : Gece nöbeti tutmak. Nöbet tutmak.

Vigilance : Tetiklik. Saklık. Dikkatli olma. Uyanık olma. Tetikte olma. Uyanıklık. Teyakkuz. Uyumama. Dikkat. İhtiyat.

Vigilance committee : (abd) asayişin sağlanması amacıyla kurulmuş kanun dışı bir örgüt. Huzuru sağlamak için kurulan yasadışı örgüt. Asayişi temin için kurulan kanun dışı örgüt.

Invigilated : Sınavda gözcülük etmek.

Vigilant : Tetikte olan. Uyanık. Müteyakkız. Açıkgöz. Uyumayan. Tetikte. İhtiyatlı. Tedbirli. Zinde.

 

Vigils : Arife gecesi yerine getirilen ibadetler. Gece uyumama. Arife. Gece ibadeti. Gece nöbeti.

Invigilate : (sınavda) gözcülük etmek. Gözcülük etmek. Sınavda gözetmenlik yapmak. Sınavda gözcülük etmek.

Vigilantism : Teyakkuz komitesinin eylem veya ilkeleri. İhkak-ı hak. Huzuru sağlamak için kurulan yasa dışı örgüt üyesi bir kimsenin karakteristik tavır ve davranışları. Yasal yetkisi olmadan kendi çıkarına göre zorla düzen sağlamaya çalışma. Yasa düzen tanımadan hakkını zor kullanarak alma eylemi.

İngilizce Vigil Türkçe anlamı, Vigil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vigil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wakefulness : Teyakkuz. Tetikte olma durumu. Dikkat. Uykusuz olma durumu. Uyanık olma durumu. Uykusuzluk.

Guard : Bekçi. Koruma ızgarası. Nöbet. Denetlemek. Korunmak. Kontrol etmek. Muhafız. Denetim altına almak. Derbent.

Consciousness : İdrak. Bilinçlilik. Algıları ansal düzeyde bilgiye dönüştüren süreç. bk. an, anlak. İnsanın amaçlı bir etkinliği, toplumsal gelişmenin bilinen nesnel yasalarına uygun olarak gerçekleştirmesi durumu. His. İnsanın çalışma süreci içinde, eş deyişle toplumsal ilişkiler süreci içinde nesnel çevresini ve kişisel varoluşunu anlamasını sağlayan düşünsel süreçlerin toplamı. Akıl. Zihin.

Canniness : Açıkgözlük. Açık gözlülük. Kurnazlık. Hazırcevaplık. Akıllılık.

Eves : Arife günü. Havva. Öngün. Arife gecesi. Akşam. Kadın. Kadın ismi. Arefe günü.

Watch and ward : Sürekli uyanık olma. Sürekli tetikte olma. Devamlı olarak gözetleme.

Nimbleness : Çeviklik. Çabukluk. Atiklik.

 

Spying : Çaşıtlık. Casusluk. Casusluk yapma.

Eve : Arife günü. Arife gecesi. Kadın ismi. Öngün. Akşam. Arefe günü. Kadın. Havva.

Vigil synonyms : continuous receiver watch, listening watch, middle watch, waking, awareness, agileness, vigilance, night watch, guardedness, vigils, watch, guarding, shenanigans, surveillance, cageyness, jealousness, alertness, shenanigan, being awake, enterprize, monkey tricks, craftiness, tenseness, guards.

Vigil ingilizce tanımı, definition of Vigil

Vigil kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Abstinence from sleep, whether at a time when sleep is customary or not. Watch. Wakefulness. The act of keeping awake, or the state of being awake, or the state of being awake. Sleeplessness.