Vigilance türkçesi Vigilance nedir

Vigilance ile ilgili cümleler

English: Success in life lies in diligence and vigilance.
Turkish: Hayatta başarı, çalışkanlık ve uyanıklık içinde yatar.

English: I appreciate your vigilance.
Turkish: Senin uyanıklığını takdir ediyorum.

Vigilance ingilizcede ne demek, Vigilance nerede nasıl kullanılır?

Vigilance committee : Huzuru sağlamak için kurulan yasadışı örgüt. (abd) asayişin sağlanması amacıyla kurulmuş kanun dışı bir örgüt. Asayişi temin için kurulan kanun dışı örgüt.

Vigilant : Uyumayan. Açıkgöz. İhtiyatlı. Tetikte olan. Zinde. Müteyakkız. Tetikte. Uyanık. Tedbirli.

Vigilante : Yasal yetkisi olmadan kendi düşencesine göre düzen korumaya çalışan kimse. Kendi fikrine göre zorla düzen sağlayan kimse. Huzuru sağlamak için kurulan yasadışı örgüt üyesi. Yasa dışı kanun infazcısı. Kanuni yetkisi olmayan.

Vigilantes : Yasa dışı kanun infazcısı. Kanuni yetkisi olmayan. Kendi fikrine göre zorla düzen sağlayan kimse. Huzuru sağlamak için kurulan yasadışı örgüt üyesi.

Vigilantism : Yasa düzen tanımadan hakkını zor kullanarak alma eylemi. Teyakkuz komitesinin eylem veya ilkeleri. Yasal yetkisi olmadan kendi çıkarına göre zorla düzen sağlamaya çalışma. İhkak-ı hak. Huzuru sağlamak için kurulan yasa dışı örgüt üyesi bir kimsenin karakteristik tavır ve davranışları.

 

On the vigil of : Arifesinde.

Vigilantness : Açıkgöz olma durumu. Tedbirlilik. Tedbirli olma durumu. Dikkatlilik.

Coma vigil : Uyanık koma. Koma vijil.

Invigilate : Sınavda gözcülük etmek. Sınavda gözetmenlik yapmak. Gözcülük etmek. (sınavda) gözcülük etmek.

Invigilating : Gözetmenlik. Sınavda gözcülük etmek.

İngilizce Vigilance Türkçe anlamı, Vigilance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vigilance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wakefulness : Tetikte olma durumu. Uykusuzluk. Uyanık olma durumu. Uykusuz olma durumu.

Being ready : Hazırlanmış olma. Hazırlıklı olma. Hazır olma. Hazır bulunma. Hazır durumda olma.

Application : Müracaat formu. Müracaat. Anamal paylarına katılabilmek amacıyla yazılı olarak yüklenimde bulunulması. Kullanma. İstida. Halkın, geleneksel yollarla edindiği ya da dış ülkelerden ödünç alarak benimsediği oluşumlarla doğrudan doğruya kendisinin uyguladığı işlemlerden her biri. bk. uygulamalı halkbilim, uygulamalı insanbilim. Talep. Kullanım. Bir bulguyu yeni ürünler elde etmek için yapımda ve üretimde kullanarak gereken işlemleri yerine getirme. Başvuru.

Cautions : Tembih etmek. Tembihlemek. İhtar vermek. Temkin. Dikkatini çekmek. İhtar etmek. Uyarmak. İkaz etmek.

Cautiousness : Sakınganlık. Tedbir. İhtiyatlılık. Dikkatlilik. İhtiyatkarlık.

Applications : Dilekçe. Özen. Başvuru formu. Sürme. Yaratıcı bilgisayar uygulamaları. Uygulamalar. Tatbik. Kullanım. Başvurma. Talep.

 

Jealousness : İmrenme. Gayretli olma. Zoruna gitme. Hoşgörüsüzlük. Kıskanma durumu. Aç gözlülük. Kıskançlık. Haset.

Vigil : (nöbet vb için) geceleyin uyumama. Gece nöbet tutma. Uyanık kalma. Arife. Vijil. Gece ibadeti. Gece nöbeti. Nöbet tutma.

Enterprize : Maceracı ruh. Meydan okuma planı. Gözüpeklik. Sonucu şüpheli olan önemli ve zor iş. Atılganlık. Açıkgözlülük. Yatırım. Firma. İşletme.

Carefulness : Dikkatlilik. İtina. Özen.

Vigilance synonyms : nimbleness, guards, advertency, absolute discretion, on the qui vive, capital reserve, shenanigan, being careful, cageyness, backlogs, caginess, circumspection, beware of, being awake, being on the alert, accuracies, backlog, alertness, attention, craftiness, deliberation, caution, alert, tenseness, attentiveness, guardedness, conservative, consciousness, weather eye, shenanigans, agileness, deliberations, watchfulness.

Vigilance zıt anlamlı kelimeler, Vigilance kelime anlamı

Inattentiveness : Savrukluk. Dalgınlık. Dikkatsizlik.

Vigilance ingilizce tanımı, definition of Vigilance

Vigilance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Wakefulness. The quality or state of being vigilant. Forbearance of sleep.