Stages türkçesi Stages nedir

Stages ile ilgili cümleler

English: Everyone has the right to education. Education shall be free, at least in the elementary and fundamental stages. Elementary education shall be compulsory. Technical and professional education shall be made generally available and higher education shall be equally accessible to all on the basis of merit.
Turkish: Her şahsın öğrenim hakkı vardır. Öğrenim hiç olmazsa ilk ve temel safhalarında parasızdır. İlk öğretim mecburidir. Teknik ve mesleki öğretimden herkes istifade edebilmelidir. Yüksek öğretim, liyakatlerine göre herkese tam eşitlikle açık olmalıdır.

English: The life cycle of an amphibian consists of three stages: egg, larva and adult.
Turkish: Bir amfibinin yaşam döngüsü üç aşamadan oluşur: yumurta, larva ve ergin.

English: Ali freed the hostages.
Turkish: Ali rehineleri serbest bıraktı.

English: Ali and Mary were held as hostages for three months.
Turkish: Ali ve Mary üç ay için rehine olarak tutuldular.

English: All the hostages were released unharmed.
Turkish: Tüm rehineler sağ salim serbest bırakıldı.

Stages ingilizcede ne demek, Stages nerede nasıl kullanılır?

Stages of economic growth : Geleneksel toplum, kalkışa hazırlık aşamasındaki toplum, kalkışa geçme aşamasındaki toplum, olgunlaşma aşamasındaki toplum ve yoğun kitlesel tüketim aşamasındaki toplum biçiminde rostow tarafından gruplandırılan iktisadi büyüme aşamaları. Rostowgil büyüme aşamaları.

 

Heteroscedastic three stages least squares : H3sls.

Heteroscedastic two stages least squares : H2sls.

The play stages well : Oyun sahnede iyi çalışıyor. Gösteri performans olarak etkili oluyor. Oyun veya gösteri iyi sahneleniyor.

By easy stages : Rahat bir şekilde. Sakince. Azar azar. Küçük küçük. Derece derece. Adım adım. Aşama aşama.

Postages : Posta ücreti. Pul masrafları. Posta bedeli.

Cooling stages : Soğuma aşamaları.

By stages : Yavaş yavaş. Kademeli olarak. Dereceli olarak. Derece derece. Duraklayarak.

Hostages : Rehine. Rehin. Rehineler. Teminat.

In stages : Kademeli.

İngilizce Stages Türkçe anlamı, Stages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concoct : Uydurmak (hikaye veya yalan). Kafadan atmak. Yapmak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Birbirine karıştırıp hazırlamak. Tertip etmek. Karıştırmak. Uyduruvermek. Birbirine karıştırarak hazırlamak.

Show : Temsil. Girişim. Görünç. Sergi. Dışa vurmak. Açıklamak. Görünüş. Sergilemek. Şov. İbraz etmek.

Codifies : Kanun halinde toplamak. Sistemleştirmek. Şifrelemek. Bir sisteme bağlamak. Kodlamak. Sisteme bağlamak. Derlemek.

State of the art : Gelişme seviyesi. Tekniğin bilinen durumu (patent). Teknolojinin bugünkü durumu. Teknoloji harikası. En yeni. Gelişmiş. Modern. En gelişkin. Gelişme seviyesi (sanat veya teknoloji için).

 

Pinnacle : Kule. Sivri tepeli kule. En yüksek çekit. Zirve. Tepe nokta. Doruk. Cihannüma. Bina üzerindeki sivri tepeli kule. Çatı kuleciği. Tepe.

Acme : Buhran. Doruk. Gdb. En yüksek nokta. Hastalık krizi. Kriz. Akme. Zirve.

Enunciate : Düşünceleri açıkça belirtmek. Kesin ifade etmek. İlan etmek. Söylemek. Bildirmek. Telaffuz etmek. Kesinlikle ifade etmek. Düşünce belli etmek. Düşüncelerini açıkça belirtmek. İddia etmek.

Vocalize : Vokal yapmak. Ağızlamak. Seslendirmek. Noktalamak (harf). Ünlüye dönüştürmek. Sesli duruma getirmek. Sesli harf yerine kullanmak.

End point : Oylumsal çözümlemede, ayarlı derişimdeki tepkenle, belirlenmek istenenin eşdeğer olduğu ve kullanılan belirtecin renk değiştirdiği eşdeğerlik noktası. Nötrleştirme noktası. Son çekit. Nihai nokta. Uç nokta. Son nokta. Dönüm noktası.

Mention : İleri sürme. Zikretmek. -den söz etmek. Mansiyon. Bahsetmek. İma. Adını anma. Söz etme. Anmak. Söylemek.

Stages synonyms : standard of life, array, give tongue to, ultimacy, govern, collocate, superlative, declare, accustom, preface, enacted, announce, arranges, precede, stage, collate, standard of living, tell, peak, channel, divert, canalizing, reply, quickening, degree, canalize, summit, say, articulate, brew, coached, represents, point.

Stages zıt anlamlı kelimeler, Stages kelime anlamı

Dominant : Yüksek. Hükmeden. Başat. Dominant. Nüfuzlu. Tesirli. Hakim. Başat karakter. Baskın karakter.

Upper class : Yüksek sınıf. Üst sınıf. Kaymak tabaka. Üst tabaka. Zenginler sınıfı. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Yüksek tabaka.

Middle class : Orta tabaka halk. Orta sınıf. Orta direk. Burjuva. Orta sınıftan olan. Orta halli. Orta tabaka.

Stages antonyms : high status, low status, activeness, homozygosity, subordinate, lower class, unemployment, being, motionlessness, immaturity, employment, nonexistence, union, imperfection, nonbeing, inaction, unskillfulness, inactiveness, heterozygosity, perfection, separation, dystopia, inactivity, motion, maturity, utopia, activity, action, disorder, order.