Stalled türkçesi Stalled nedir

Stalled ile ilgili cümleler

English: He stalled the engine three times.
Turkish: Üç kez motoru durdurdu.

English: Ali had solar panels installed on the roof of his house.
Turkish: Ali çatısına güneş paneli kurdurdu.

English: We're stalled.
Turkish: Biz çıkmaza girdik.

English: He pushed the stalled car with all his might.
Turkish: O, bütün gücüyle durmuş arabayı itti.

English: When Ali stopped for a stop sign, his engine stalled.
Turkish: Ali dur-işaretinde durduğunda, motoru durdu.

Stalled ingilizcede ne demek, Stalled nerede nasıl kullanılır?

Add on synthesizer card installed : Ekli birleştirici kartı yüklü.

Cannot be installed : Yüklenemeyen.

Factory installed : Fabrikada yüklenmiş. Kurulmuş. Fabrikada kurulmuş.

Forestalled : Stoklamak. Engel olmak. Önlemek. Önce davranıp engellemek. Erken davranıp önlemek. Önüne geçmek. Önceden yapmak. Önce davranmak. Pusu kurmak.

Installed : Kurulmuş. Yüklendi. Monteli. Yerine konulmuş (örneğin makine). Yüklenirken. İşbaşı yaptırılmış. Tesis edilmiş. Bir pozisyona konulmuş. Yerleştirilmiş. Kullanım için konulmuş.

Not installed : Yüklenmemiş. Yüklü değil.

 

About mapinfo data installer : Mapınfo veri yükleyici hakkında.

Installed printers : Yüklü yazıcılar.

Matching screen fonts installed : Eşleşen ekran yazıtipleri yüklendi.

Uninstalled version : Yüklenmemiş sürüm.

İngilizce Stalled Türkçe anlamı, Stalled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stalled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sinks : Düşürmek. Gömülmek. Örtbas etmek. Dalmak. Fakirleşmek. Azaltmak. Hafiflemek. Kırılmak. Yerleştirmek. Basmak.

Masterly : Ustaca. Mükemmel. Ustaca mükemmel. Ustalıklı.

Little : Az miktarda. Değersiz. Birazcık. Az miktar. Küçük. Ufak şey. Be.az miktarda. Cici. Ufak. Azıcık.

Embroider : Nakışla süslemek. Abartmak. Allayıp pullamak. Şişirmek. Süslemek. Ballandırmak. Hayalinden bir şeyler katarak anlatılanı süslemek. Üzerine nakış işlemek. Allayıp pullamak (argo terim).

Amuse : Neşelendirmek. Güldürmek. Hoşafına gitmek. Avundurmak. Eğlendirmek. Avutmak. Kırıp geçirmek. Eğlendirme.

Versatile : Değişken. Birden fazla kullanım alanı olan. Birçok iş yapabilen. Becerikli. Dönek. Birçok tarzdaki tonu başarıyla üretebilen gitar veya gitar manyetiği türü. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Elinden her iş gelen. Çok amaçlı. Çok yönlü.

Hot : Acı. Yüksek düzeyli radyoaktiflik. İletken. Isınmak. Taze. Çalıntı. Radyoaktif. Biberli. Ateşli.

Entertain : Ağırlamak. (misafir) ağırlamak. Konuklamak. İzaz etmek. Aklında bulundurmak. Eğlendirmek. Misafir etmek. Avutmak. İkram etmek.

Cut out : Kesip çıkarmak. Ayırmak. Kesmek. Oyundan çıkmak. Gölgede bırakmak. Sollamak amacıyla şerit değiştirmek. Biçmek. (içki veya sigara) bırakmak. Yenmek.

 

Masterful : Ustalıklı. Egemen. Kazak. Hakim. Hükmeden. Dediğini yaptıran. Buyurgan. Amir. Amirane. Buyurucu.

Stalled synonyms : sure handed, ball hawking, experient, complete, detain, small, competent, diverts, skillful, belate, skilful, fasten on, detains, stick, delays, stalls, lodge, dillydally, sink into, technical, arch, virtuoso, amuses, entertains, experienced, adjourning, proficient, get stuck, adjourned, dillydallying, adjourn, be stuck, dillydallied.

Stalled zıt anlamlı kelimeler, Stalled kelime anlamı

Large : Geniş. Kocaman. Kalabalık (aile). İri. Bol. Büyücek. Çok. Büyük. Büyük (servet). Koca.

Big : Büyük. Kocaman. Önemli. Popüler. Ünlü. İri.

Unskilled : Beceriksiz. Acemi. Beceri gerektirmeyen. Vasıfsız. Maharetsiz. Kaba. Hünersiz. Dirayetsiz. Niteliksiz. Deneyimsiz.

Stalled antonyms : incompetent, inexperienced.

Stalled ingilizce tanımı, definition of Stalled

Stalled kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, fatted. Put or kept in a stall.