Stand by türkçesi Stand by nedir

  • Seyirci kalmak.
  • Destek olmak (birine).
  • Yardıma hazır olmak.
  • Yanında olmak.
  • Sadık kalmak.
  • Desteklemek.
  • Hazır beklemek.
  • Beklemek.
  • Hazır bulunmak.
  • Destek olmak.
  • Hazır olmak.
  • Terketmemek.
  • Beklemede kalmak.

Stand by ile ilgili cümleler

English: Ali is willing to stand by you.
Turkish: Ali sizin yanınızda durmaya istekli.

English: I'll stand by you in time of need.
Turkish: İhtiyacın olduğunda yanında olacağım.

English: I took it for granted that he would stand by me.
Turkish: Bana destek olacağına garanti gözüyle bakıyordum.

English: He is willing to stand by you.
Turkish: O, sana destek olmaya isteklidir.

English: I will stand by you whatever happens.
Turkish: Ne olursa olsun yanında olacağım.

Stand by ingilizcede ne demek, Stand by nerede nasıl kullanılır?

Stand : Gitar sehpası. Bulunmak. Çekilmek. Direnmek. Durdurmak. Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa. Kalmak. Ismarlamak. Katlanmak. Alıcı ya da göstericinin çalıştırılması sırasında sallanmamalarını sağlamak amacıyla kullanılan üç ayaklı destek.

By : Kadar. Tali. Takma. Geçip. Aşkına. Evde. Yan. Nezdinde. Geçişli biçimde. İkincil.

Stand by agreement : Destekleme kredi anlaşması. Stand-by anlaşması. Uluslararası para fonu ile üye ülke arasında destekleme kredisine ilişkin yapılan anlaşma. krş. destekleme kredileri. Destekleme kredisi anlaşması.

 

Stand by credits : Uluslararası para fonu tarafından üye ülkelere belli bir istikrar programının uygulanması koşuluyla verilen bir tür kredi. krş. destekleme kredi anlaşması. Destekleme kredileri. Stand-by kredileri.

Stand by fan : Yedek körük. Yedek yelvuran.

Stand by letter of credit : İhtiyat akreditifi. Üçüncü bir kişi ile yapılmış olan sözleşmenin yerine getirilmemesi durumunda ödemeye güvence sağlayan akreditif.

Stand by me : Bana destek ol. Benimle kal.

İngilizce Stand by Türkçe anlamı, Stand by eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stand by ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reports : İhbar etmek. Anlatmak. Muhabirlik yapmak. Raporlar. Bildirmek. Görünmek. Bu kişiye rapor verenler. Söylemek. Sunmak (yasa vb.).

Awaited : Beklenen. Bekletilmiş.

Present oneself : Gelmek. Çıkmak. (bir yerde) bulunmak. Bulunmak. Meydana çıkmak. Görünmek.

Further : Başka yere. Daha öte. Daha uzaktaki. Başka yerde. Üstelik. Daha uzağa. Yardım etmek. İlerlemesini sağlamak. İlerlemesine yardım etmek. Öte.

Assisting : Asistanlık etme. Yardımcı olmak. Yardım etmek.

Assist at : Katılmak. Yardım etme. Yardım etmek. Yer almak.

Be supportive : Destek vermek.

Wait in the wings : Sahneye çıkmayı beklemek. Kuliste beklemek. Tetikte beklemek.

Brews : Hazırlamak (kötü bir plan). Gizli hazırlık yapmak. Demlendirmek. Hazırlanmak. Patlamak üzere olmak. Demlemek. Bira yapmak. Gelişmek. Mayalamak (içki).

Awaits : İntizar etmek. Gözlemek.

Stand by synonyms : be ready, accommodate with, report, await, attended, abide, bear somebody out, attends, favour, be in the mood to, reported, champion, flanks, flanked, furthered, hold off, beareth, cleaved, shore, abidden, neighbored, anticipates, be present, be with, bide, stand to, bear out, cling, be a party to, furthers, shores, alert, abides.