Brews türkçesi Brews nedir

Brews ile ilgili cümleler

English: Ali brews his own beer.
Turkish: Ali kendi birasını mayalar.

English: The Hebrews are Israelis, since they come from Israel.
Turkish: İsrail'den geldikleri için İbraniler İsraillidir.

English: Moustapha brews beer as a hobby.
Turkish: Bir hobi olarak Mustafa bira mayalar.

Brews ingilizcede ne demek, Brews nerede nasıl kullanılır?

Brewski : (argo) bira. Bira.

Hebrews : Yeni ahit kitabı. İbranice. İbrani. İbraniler ile ilgili. Musevi. Eskiden filistin'e yerleşmiş olan sami halkına ait. Yahudi. İbranice ile ilgili.

Brew tea : Kaynayan sudaki çay yaprakları. Demleme çay.

Brew the tea : Çay demlemek. Çayı demlemek.

Home brew : Kaçak içki. Yasadışı alkol. Evde yapılan içki. Ev yapımı alkol.

Brewhouse : Birahane. Bira fabrikası.

Brewing : Bir seferde üretilen bira miktarı. Mayalanma. Kaynatma. Bira yapım işi. Bira yapımı süreci. Mayalama. Biranın mayalanması. Maya.

Brewer : Bira yapımcısı. Bira yapan kişi. Maine eyaletinde şehir. Bira yapan kimse. Biracı.

Brewers : Biracı. Çok içmekten dolayı erekte olamama.

Brewed : Demlemek. Mayalamak (içki). Demlendirmek. Gizli hazırlık yapmak. Patlamak üzere olmak.

 

İngilizce Brews Türkçe anlamı, Brews eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brews ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Standing by : Beklemede kalmak. Yanında olmak. Yardıma hazır olmak. Desteklemek. Sadık kalmak. Hazır beklemek. Beklemek.

Better : Daha iyi. Daha iyi yapmak. Yakşırak. İyisimi. Daha yakşı. Düzeltmek. Islah olmak. İyileştirmek. Geliştirmek.

Alcoholic beverage : Alkollü içki. Alkol içeren içki.

Simmers : Galeyana getirmek. Kaynatma. Kaynamak (gizli bir iş). Pişmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). İçten içe kaynatmak. Galeyan. Pişirmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). Yavaş yavaş kaynamak. İçten içe kaynamak.

Become of : -nın sonucu olmak. -sı olmak. Başına gelmek. -nın ürünü olmak. Ortaya çıkmak. Dışarı çıkmak. Meydana gelmek.

Intoxicant : Sarhoş edici içki. Sarhoş edici. Zehirleyici. Zehirlenmeye neden olan, intoksikan. zehirlenme yapan herhangi bir madde. Sarhoş eden. Sarhoş eden madde. İntoksikan. Sarhoş edici (içki).

Imbue : Aşılamak. Kafasına sokmak. Boyamak. Telkin etmek. Doldurmak. Dolduruşa getirmek. Emdirmek.

Become : Yakışmak. Çok yakışmak. Leşmek. Laşmak. Güzel durmak. Halini almak. Gitmek. Uymak yakışmak. (isim veya sıfat+) -leşmek veya -laşmak.

Becomes : Uymak yakışmak. Güzel durmak. Leşmek. Haline gelmek. Laşmak. Yaraşmak. Kesilmek.

Brew : Hazırlamak. Kurmak.

Brews synonyms : spruce beer, kvass, brewage, cassiri, befall, boomed, becoming, steep, ameliorating, prepare, awaited, prep, simmer, ameliorate, abide, be present, arrange, blooze, branch out, soak, booms, warming up, get set, alcoholic drink, infusing, be ready, mead, blossom out, stand by, infused, been, beer, be of.