Standing by türkçesi Standing by nedir

  • Beklemede kalmak.
  • Yardıma hazır olmak.
  • Hazır beklemek.
  • Sadık kalmak.
  • Hazır olmak.
  • Desteklemek.
  • Beklemek.
  • Yanında olmak.

Standing by ile ilgili cümleler

English: Do you know the girl standing by the window?
Turkish: Pencerenin yanında duran kızı tanıyor musun?

English: Ali saw Mary standing by the fireplace and went over to talk to her.
Turkish: Ali Mary'nin şöminenin yanında durduğunu gördü ve onunla konuşmak için uğradı.

English: The boy standing by the door is my brother.
Turkish: Kapının yanında duran genç benim erkek kardeşimdir.

English: Ali was standing by the door.
Turkish: Ali kapının yanında duruyordu.

English: He was standing by his brother.
Turkish: O, erkek kardeşinin yanında duruyordu.

Standing by ingilizcede ne demek, Standing by nerede nasıl kullanılır?

Standing : Durum. Şöhret. Süreklilik. Devamlı. Yer. Akmaz. Durgun. Saygınlık. Sürekli. Sabit.

By : Geçip. Aşkına. Yakın. Tali. Geçecek biçimde. Kadar. Eve. İkincil. -e bakarak. Takma.

Standing alone : Desteklenmemek. Yalnız kalmak.

Standing army : Daimi ordu.

Standing at ease : Rahat!. Vücudun, alıştırmalar arasında dinlendirilmesi için, arkada tutulu ellerle bacaklar önde ya da yana yarım adım duruşunda aldığı gevşek durum. Askerlere rahat bir şekilde anca dik olarak durmalarını emreden askeri komut. Rahat (duruş). Rahat duruş.

 

Standing charge : Sabit masraf.

İngilizce Standing by Türkçe anlamı, Standing by eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Standing by ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Backed up : Destek sağlamak. Yardım alan. Destekli. Orijinalinin zarar görmesi veya kaybolması durumunda kullanılmak üzere bir kopyasını çıkarmak. Geriye doğru hareket etmek. Yedeğini almak (özellikle de bilgisayar dosyalarında). Gerilemek. Birikmek. Arkalı.

Stand by : Destek olmak. Destek olmak (birine). Hazır bulunmak.

Bank on : Bel bağlamak. Ümit etmek. -e bel bağlamak. Ummak. Güvenmek.

Awaited : Beklenen. Bekletilmiş.

Be in the mood : Havasında olmak.

Neighbour : Yan. Yaklaşmak. Bitişik olmak. Komşu. Bitişik. Komşu olmak.

Accompanies : Birlikte olmak. Aynı anda yapmak. Beraberinde (bir şeyi) getirmek. Ardından gelmek. Eşlik etmek. İle beraber yapmak. Arkadaşlık etmek. Refakat etmek. Beraberinde gitmek.

Bear out : Tasdik etmek. Kanıtlamak. Arka çıkmak. Onaylamak. Yardım etmek. Doğrulamak.

Await : Gözlemek. İntizar etmek.

Standing by synonyms : be waiting, abideth, attend, accommodate with, be ready, neighbored, advocate, cleave, feel up, brews, bolster, be present, leap at, flanked, favour, assisting, be a party to, be with, cleaving, hold off, abide by, accompanied, bargain for, be set, be faithful, assist, beareth, flank, get ready for, assists, cleaved, abides, anticipates.