Await türkçesi Await nedir

Await ile ilgili cümleler

English: I await your arrival.
Turkish: Ben varışını bekliyorum.

English: A terrible fate awaited him.
Turkish: Onu kötü bir kader bekliyordu.

English: Many problems awaited him.
Turkish: Birçok problemler onu bekliyordu.

English: I'm awaiting inspiration.
Turkish: Ben ilham bekliyorum.

English: We're still awaiting an answer.
Turkish: Hâlâ bir yanıt bekliyoruz.

Await ingilizcede ne demek, Await nerede nasıl kullanılır?

Await something impatiently : Merakla beklemek.

Awaited : Hazır olmak. Beklenen. Bekletilmiş. Beklemek.

Awaiting : Belli bir zaman veya etkinlik için bir yerde bekleme. Muntaziran. Bekleme.

Awaits : İntizar etmek. Gözlemek. Beklemek. Hazır olmak.

Cession of awaiting right : Beklenen hakkı, karşılıkla ya da karşılıksız olarak başkasına bırakma. Beklenen hakkı aktarma.

Hawaiian daylight time : Hawaii yaz saati.

Hawaiian : Hawaiili. Hawaili. Havai dili.

The long awaited degree : Bir öğrencinin elde etmek için uzun süredir çalıştığı akademik derece. Uzun süredir beklenen derece. Uzun süre beklenen derece.

Hawaian : Hawaii'ye özgü. Hawaii'ye ait ya da hawaii'den olan. Hawaii ile ilgiliolan (amerika birleşik devletleri).

Hawaiian dancing : Hawai dansı.

 

İngilizce Await Türkçe anlamı, Await eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Await ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curse : Lanetleme. Küfür. İlenç. Küfretmek. Beddua etmek. Sövüp saymak. Kargış etmek. Lanetlemek. Lanet okumak. Sövmek.

Leap at : Sıçramak. Üzerine atlamak. Havada kapmak. Zıplamak. Bayıla bayıla kabul etmek. Atlamak.

Alert : Tetik. Uyanık. Açıkgöz. Alarma geçirmek. İkaz etmek. Uyarmak. Dikkatli. Alarm işareti.

Be ready : Hazırlıklı olmak.

Brew : Bira yapmak. Mayalandırarak yapılan içki. Hazırlamak. Gelişmek. Patlamak üzere olmak. Hazırlanmak. Hazırlamak (kötü bir plan). Kurmak. Demlendirmek. Gizli hazırlık yapmak.

Look forward : Dört gözle beklemek.

Abidden : Durmak. Uymak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Katlanmak. Baki kalmak. Dayanmak. İkamet etmek. Sadık kalmak. Çekmek.

The curse : Beddua etmek. Kargış etmek. Regl. Beddua. Telin etmek. Lanetlemek. Sövüp saymak. Lanet etmek. İlenmek. Aybaşı.

Keep an eye to : Bir şey gözetmek.

Monitored : İzlenen. İzlemek. Gözlenen.

Await synonyms : bargain for, feel up, get ready for, attend, awaited, abideth, expect, wait, stand by, standing by, be present, bide, bank on, eye, brews, abided, hold on, observe, missed, look, anticipates, bargain on, longs, hang on, misses, mind out, monitors, be in the mood to, abides, look for, longed, awaits, long.

Await ingilizce tanımı, definition of Await

Await kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A waiting for. Watching. To watch. To watch for. Watch. Ambush. Heed. To look out for.