Stand by letter of credit türkçesi Stand by letter of credit nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • İhtiyat akreditifi.
  • Üçüncü bir kişi ile yapılmış olan sözleşmenin yerine getirilmemesi durumunda ödemeye güvence sağlayan akreditif.

Stand by letter of credit ingilizcede ne demek, Stand by letter of credit nerede nasıl kullanılır?

Stand : Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa. Dikilmek. İhtiyaç duymak. Çekilmek. Ayakta durmak. Ismarlamak. Üçayak. Sineye çekmek. (teklif) geçerli olmak. Durdurmak.

By : Evde. Tali. Yakın. Geçişli biçimde. İkinci derecede. Geçip. Ek. -e bakarak. Aşkına. Nezdinde.

Letter : Başlık basmak. Edebiyat. Bilgisayar, bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Harf. Betik. Letter (kağıt boyutu için). Yalnız başına ya da ötekilerle birlikte kullanıldığında başlıca görevi, yazılı dilde, sözlü dilin bir ses öğesini göstermek olan bir çizisel damga. Yazaç. Kitap harfiyle yazmak. Mektup.

Of : -nın. -dan. -den. İle ilgili. -li. -in. -den övünerek bahsetmek. Li. In. Yüzünden.

Credit : Veresiye. İtibar etmek. Kredi vermek. Bir parayı, sayışımın alacaklı bölümüne yazma. Alacak. Vade. Onur kaynağı. İnanmak. İnanma. Sadakat.

Circular letter of credit : Kredi mektubu (genel). Lehtarı belirtilmemiş akreditif veya kredi mektubu. İtibar mektubu. Kredi mektubu.

 

Commercial letter of credit : Ticari akreditif. Ticari kredi mektubu. Akreditif.

Letter of credit : Sayca mektubu. Kredi mektubu. Belirli bir nicelikdeki para için, bir bankanın yükümlülüğü altında, üçüncü bir kişi yararına bir başka bankada ya da aracısında açtırılan sayca. Akreditif mektubu. Dışalımcı tarafından dışsatımcı adına bir bankaya açtırılan, malın sözleşme koşullarına uygun olarak gönderildiğinde dışsatımcıya ödeme yapılacağına güvence veren, miktarı ve süresi belirli bir kredi hesabı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Akreditif. İtibar mektubu. Üçüncü bir kişiye belirli belirsiz nicelikte bir ödemeyi sağlamak için bir bankanın, bir tecimcinin diğer bir banka ya da diğer bir tecimciye gönderdiği yazı. bir bankanın yabancı ülkelerdeki dallarına ya da oralarda ilişki kurdukları diğer bankalara belirli bir paranın o ülke parasına çevrilerek gösterilen kişiye ödenmesini sağlamak üzere gönderdiği yazı. Bk. akreditif alıcı tarafından satıcı adına bir bankaya açtırılan, malın sözleşme koşullarına uygun olarak gönderildiğinde satıcıya ödeme yapılacağına güvence veren, miktarı ve süresi belirli bir kredi hesabı.

Confirmed letter of credit : Akreditifi açan amir bankanın bildirimci bankaya akreditifi teyit etmesi talimatını verdiği ve böylece bildirimci bankanın da açılan akreditifi teyit ettiği akreditif türü. Müeyyet akreditif. Kabul edilmiş akreditif. Aracı bankanın sorumluluk ve yükümlülüğüne dayanan bankalar arası sayca. Sağlam akreditif. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İnancalı bankalararası sayca. Teyitli akreditif. Onaylı akreditif.

 

Back to back letter of credit : Karşılıklı akreditif. Transit ticarette, aracı vasıtasıyla yapılan satışlarda kullanılan aracı firmanın hem dışalımcı hem de dışsatımcı olduğu durumda, bu firmanın satış yapacağı ülkede lehine açılmış bulunan akreditifi güvence göstererek, kendisinin dışalım yapacağı ülke (firma) lehine bir açabildiği akreditif türü.

İngilizce Stand by letter of credit Türkçe anlamı, Stand by letter of credit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stand by letter of credit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Stand by letter of credit synonyms : a pass through certificate, abolition of forced labour convention, ability rent, abnormal budget, a change in demand, a shift in supply.