Standbys türkçesi Standbys nedir

Standbys ingilizcede ne demek, Standbys nerede nasıl kullanılır?

Standby pump : Bozulan ya da dinlendirilmek istenen tulumba yerine kullanılmak için konan ikinci tulumba. Yedek tulumba. Yedek pompa.

Standby redundancy : Yedek artıklık.

Standby state : Bekleme durumu. Hazır bekleme durumu.

Standby system : Yedek dizge. Yedek sistem.

Cold standby : Soğuk yedekte bekleme. Kapalı yedekte bekleme.

Stand age : Meşcere yaşı.

Standby : Bekleme konumu. Hazır. Yedek. Hazırda bekleyen. Bekleme. Destek.

Stand aghast : Kalakalmak. Donakalmak. Buz kesilmek. Kala kalmak. Kal gelmek. Donup kalmak.

Stand a drink : İçki ısmarlamak.

Stand against : Karşı durmak. Karşı duruş sergilemek. Muhalefet etmek. Karşı gelmek. Karşı çıkmak.

İngilizce Standbys Türkçe anlamı, Standbys eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Standbys ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agreeable : Tatlı. İyi. Hoş. Hoşa giden. Uygun. Anlaşmaya hazır. Münasip. Uysal. Mutabık. Uzlaşmacı.

Donkey : Eşek. Merkep. Yardımcı buhar makinesi. Marsıvan eşeği. Yardımcı.

Auxiliary : Muavin. Tali. Yan. İkincil. Yardımcı.

Finished : Cilalı. Bitirilmiş. İmalatı tamamlanmış. Sona ermiş. Tükenmiş. Mafiş. Bitik. Mükemmel. Bitmiş.

 

Dwell : Yaşamak. Oturmak. Durmak. Bir yerde yaşamak. Hayat sürmek. Durma. Bir yerde oturmak. İkamet etmek. Kalmak.

Bkup : Ydk.

Biding : Oturulan yer. İkamet. Yaşanılan yer. Konut. Bekleyiş. Barınak.

Disposed : Eğilimli. Hevesli. Niyetli. İstekli. Atılmış. Meyilli. Mütemayil.

Stick around : Kalmak. Etrafında dolaşmak. Bir yerde çakılı kalmak. Bir yere kaybolma. Bizi izlemeye devam edin. Bir yere ayrılmayın. Ayrılmamak. Beklemek. Bir yerden ayrılmamak. Takılmak.

Assistance : Yardım. İmdat. Kurtarma. Müzaheret. Muavenet.

Standbys synonyms : stick about, cut and dried, expectations, haltering, content, dwells, fallbacks, contemplations, bearer, haltered, at hand, anticipation, donkeys, standby, handiest, contemplation, aid, expectancies, forthcoming, refrain, awaiting, holding, backup of, backup, afforcement, esperance, backings, game, forestallment, ancilla, auspices, anchorages, adjuvant.

Standbys zıt anlamlı kelimeler, Standbys kelime anlamı

Act : Yapmak. Edim. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Numarası yapmak. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri bk. perde. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Rol yapmak. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Bölüm. Yasa.

Primary : İlksel. Birinci. Çifyıldızlarda büyük olan yıldız. İlk. Birinci. sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. En başta gelen. Temel. Bilgisayar, biyoloji, uzay, kimya alanlarında kullanılır. Öncelikli. Başyıldız.