Statics türkçesi Statics nedir
- Dinimbilim.
- Parazit.
- Dinginlikbilim.
- Durukbilim.
- Durgunluk.
- Dinginlik bilimi.
- Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
- Statik bilimi.
- Dengedeki kuvvetleri inceleyen işleybilim dalı. durağanlık bilgisi.
- Devinmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengeleri vb. ile uğraşan bilgi dalı.
- Statik.
- Duruk bilgisi.
- Durağanlık bilgisi.
- Parazit (telsiz).
- Eylem ya da davranışta bulunmama, değişme gizliliğinden yoksun olma durumu.
Statics ingilizcede ne demek, Statics nerede nasıl kullanılır?
All local variables as statics : Tüm yerel değişkenler durağan olarak.
Electro statics : Fiziğin statik elektrik ile ilgilenen dalı. Elektrostatik.
Aerostatics : Aerostatik. Hava kanunları bilimi.
Biostatics : Biyostatik.
Ecstatics : Kendinden geçmiş. Hayran. Sevinç dolu. Vecde gelmiş. Kendinden geçirici. Esrik. Çok mutlu. Mest olmuş. Sermest. Mutlu edici.
Thermostatics : Termostatik bilimi. Hararet koruma ilmi.
Electrostatics : Durukyük bilgisi. Elektrostatik bilimi. Sürtünme ile elektriklenme gibi, durgun yüklerin özelliklerini ve etkilerini inceleyen: doğabilim dalı. Devinmeyen kıvıl yük dağılımlarını ve yarattıkları olayları inceleyen fizik dalı. Duruk yük bilgisi. Kıvıldinimbilim. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Elektrostatik.
Gyrostatics : Jirostatik. Döngü bilimi.
Static acceleration error coefficient : Kalıcı ivme hata katsayısı.
Static character : Sabit karakter.
İngilizce Statics Türkçe anlamı, Statics eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Statics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Droned : Vızıldamak. Tembellik etmek. Asalak. Başkasının sırtından geçinmek. Tekdüze bir sesle aralıksız konuşmak. Haylazlık etmek. Homurdanmak. Monoton bir sesle söylemek. Tembelce yaşamak.
Glassiness : Cam gibi olma niteliği. İfade eksikliği. Ayna gibi olma. Camlılık. Cam kalitesinde olma.
Deadlocking : Tıkanmak. Sürmeli kilit. Çıkmaza sokmak. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Yerinde saymak. Sürgü kilit. Hareketin tamamen durması. Çözümsüzlük. Çıkmaza girmek.
Cestode : Bağırsak kurdu. Sestod. Bağırsak şeridi. Kurt. Cestoda alt sınıfının herhangi bir üyesi.
Drabness : Yavanlık. Zevksizlik. Kasvet. Sersemlik. Rüküşlük. Sönüklük. Belirsizlik. Melankoli. Can sıkıntısı.
Cestodes : Cestoidea sınıfında gerçek şeritleri içeren alt sınıf, eucestoda, cestoda. bu alt sınıfta bulunan türlerin erişkinleri alttan üstten basık, genellikle beyaz opak görünüme sahip, omurgalıların sindirim sisteminde yaşayan (archigetes türleri hariç), polizoik (caryophyllidea ailesindeki caryophyllaeus laticeps ve spathebothriidea ailesineki türler hariç), protandrik hermafrodit (dioecocestidae ailesinde bulunan türler hariç), uzunluğu 1 mm ile 25 m arasında değişen canlılardır. vücudları genellikle skoleks, proliferasyon bölgesi ve birkaç ila dört bin halkadan oluşan strobiladan meydana gelmiştir. erişkinler omurgalıların sindirim sitemi ve ilgili kanallarında parazitlenirken, larvalar (sistiserkus, sönurus, hidatit, sparganum) çeşitli organ ve dokularda bulunabilmektedirler. 11 takımın ikisi (pseudophyllidea ve cyclophyllidea) insan ve hayvanlarda parazitlenen türleri içermektedir. Şeritler. Bağırsak şeridi. Sestod. Bağırsak kurdu. Platyhelmintes şubesinde bulunan skoleks, proliferasyon bölgesi ve strobiladan meydana gelmiş, dorsoventral basık sindirim sistemi bulunmayan hermafrodit, şerit benzeri, uzun, yassı ve boğumlu bağırsak asalakları, sestodlar. Kurt.
Dullness : Sönüklük. Sersemlik. Sıkıntı. Kesat. Mutlak matite. Can sıkıntıs. Matlık. Can sıkıntısı.
Dead lock : Tıkanıklık. Durma. Çıkmaz. Çıkmaz sokak.
Foziness : Sönüklük. Donukluk. Yavanlık. Ağırlık.
Deadlocks : Tıkanıklık. Çözümsüzlük. Yerinde saymak. Çıkmaza girmek. Sürgü kilit. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Çıkmaza sokmak. Hareketin tamamen durması. Sürmeli kilit.
Statics synonyms : emotionality, bloodsuckers, deadlock, cestoid, helminth, backwaters, atmospherics, depression, flatness, statical, entozoan, drone, drones, cadger, deadness, fetus in fetu, bloodsucker, backwater, endoparasite, cadgers, static, calmness, entozoon, mechanics, frozenness.
Statics ingilizce tanımı, definition of Statics
Statics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Distinguished from dynamics. That branch of mechanics which treats of the equilibrium of forces, or relates to bodies as held at rest by the forces acting on them.

Bu kısımda Statics kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Statics ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Statics anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Statics ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.