Stationary phase türkçesi Stationary phase nedir

  • Durağan evre.
  • Durgun faz.
  • Sabit.
  • Durağan faz.
  • Yatışkın evre.

Stationary phase ingilizcede ne demek, Stationary phase nerede nasıl kullanılır?

Stationary : Hareketsiz. Çalışmayan (makine). Sabit. Yerinde duran. Yerleşik. Stasyoner. İşlemeyen. Değişmeyen. Muayyen. Durağan.

Phase : Bilgisayar, fizik, kimya, gitar, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dengedeki bir dizge içinde, başka bölümlerden fiziksel ayrılıklar gösteren ve kesin yüzeylerle sınırlanmış tektürel yapılı bölge. 2-göziem süresinde bir elektriksel dalganın sıfırdan en büyük değere dek aldığı bağıl değer. Evrelendirmek. Bir şeyin gözle görünen kısmı. evre. bir sistemin fiziksel, kimyasal veya mekanik olarak ayrılabilme durumu. elektrodiyagnostik kayıtta bir daganın en alt çizgiye ardışık olarak iki ke erişmesi arasındaki dönem. Bir oluşum ya da süreç içinde birbirini izleyen değişik görünüşlü durumlardan her biri. Kesim. Bölge. Evreler halinde hazırlamak. Özdeğin tektürel, kesiksiz durusu (katı evre, sıvı evre vb.). dalga işlevinin bir noktasının aynı yere hangi zamanda geleceğini gösterir açı. Aşamalı olarak yapmak.

Stationary bootstrap : Durağan bootstrap.

Stationary distribution : Durağan dağılım.

Stationary engine : Sabit motor. Sabit makine.

 

Stationary line : Bir yıldızın izgesinde, başka izgelerdeki doppler kaymasını göstermeyen bir soğurum: çizgisi. Kararlı çizgi. Durağan çizgi.

İngilizce Stationary phase Türkçe anlamı, Stationary phase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stationary phase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Changelessly : Değişmeyen. Değişmeyerek. Aynı şekilde kalacak tarzda. Sabitçe. Değişmeksizin. Biteviye. Değişmeyen bir halde.

Established : Oturmuş. Kurulu. Resmileşmiş. Müesses. Belirlenmiş. Varolan. Kurulmuş. Yerleşmiş. Yerleşik.

Deeprooted : Kökleşmiş.

Deep seated : Kökleşmiş. Yerleşmiş. Köklü. Çok derin.

Abiding : Daimi. Devamlı. Değişmez. Ebedi. Sürekli. Sonsuz. Muhkem. Kalıcı. Baki.

Entrenched : Sağlam. Değişmez. Kemikleşmiş. Yerleşik. Köklü. Sağlamlaştırılmış.

Certain : Mutlak. Bazı. Güvenilir. Kuşkusuz. Falanca. Ayrım. Muhakkak. Herhangi bir. Şüphesiz. Emin.

Attached : Çatak. Yapışık. İlişikteki. Bitişik. Bitişmiş. Takılı. Sevgiyle bağlı. Ekli. İlişik.

Firm as a rock : Boyun eğmez. Katı. İnatçı. Sarsılmaz. Kaya gibi sağlam. Sert.

Firm : Katı. Sağlam. Şirket. Sert. Üretimi gerçekleştiren iktisadi karar birimi. Kararlı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Pekişmek. Kesin.

Stationary phase synonyms : dormant, changeless, constant, fastest, firm and abiding, apodictic.