Statuses türkçesi Statuses nedir
Statuses ingilizcede ne demek, Statuses nerede nasıl kullanılır?
Status asthmaticus : Status astmatikus.
Status bar : Durum çubuğu. Durum çubuğunu.
Status bar text : Durum çubuğu metni.
Status bit : Durum ikilisi. Durum biti.
Status change : Durum değişikliği.
Status log file : Durum günlüğü. Durum günlük dosyası.
Status not available : Durum kullanılamıyor.
Status of force agreement : Askeri kuvvetlerin statüsü anlaşması.
Status inquiry : Durum sorgulaması. İstihbarat.
Status line : Durum satırı.
İngilizce Statuses Türkçe anlamı, Statuses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Statuses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cases : Davalar. Sorun. Kovan. Kap. Delil. Görüş. Valiz. Olay. Vukuat.
Localities : Mekan. Muhit. Yöre. Şehir. Bölge. Mahal. Civar. Yer. Semt.
Upper class : Zenginler sınıfı. Üst sınıf. Üst tabaka. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Yüksek tabaka. Kaymak tabaka. Yüksek sınıf.
Portfolio : Evrak çantası. Portföy. Resimler (ressamın yapıp bir araya getirdiği). Belgeler. Makam. Gerçek veya tüzel bir kişinin kazanç sağlamak amacıyla oluşturduğu mali varlıklar bütünü. Resim çantası. Borsa portföy.
Statue : Heykel. Yontu. Boy heykeli.
Configuration : Kurgu. Doku. Gruplaşma. Şekil. Atomların uzaydaki dizilişleri, düzenlenmeleri. Yıldız kümesi. Bilgisayar, bilişim, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir kimyasal bileşiğin atom, yükün ya da moleküllerinin uzayda birbirlerine göre düzenlenmiş durumu. Görünüm. Çizimsel çözümlemede bir anlatımı olan simgesel gösterim ya da görünülü biçim. bk.z görünülü çizim.
Equation : Denkle. Muadele. Bir kimyasal tepkinmeye giren, çıkan ve ara basamaklarda yer alan özdeklerin değişimlerini nicel olarak gösteren anlatım türü. Denge. Denklik. Eşitleme. Bilgisayar, ekonomi, kimya alanlarında kullanılır. Denklem. Eşitlik. Eşit (=) belirtimiyle birbirinden ayrılan iki yanlı simgesel anlatım, bk. denklem.
Context : Genel durum. Ortam. Bilgisayar, bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Kaynak. İçerik. Sözün gelişi. Bir sözcüğün, tümce içinde birlikte geçtiği ve anlamının belirmesi için incelenmesi gerekebilen tümce kesimleri. bir bilgisayar dizgesindeki görevlerin işletilebilmeleri için işletim dizgesinin sağladığı ortam. Bir olay ya da anlatımın anlamını belirten ve içerimlerini saptamaya yarayan olgusal, kavramsal ya da dizgesel çerçeve. Bir cümlede, bir konuşmada veya bir metin içinde yer alan herhangi bir kelimenin anlamının daha iyi belirlenebilmesi ve başka anlamlarından ayırt edilebilmesi için, kendisini çevreleyen ve karşılıklı ilişkide bulunduğu öteki öge veya ögelerle oluşturduğu bütün. söz gelişi baş kelimesi dün başım çok ağrıyordu ibaresinde «insan başı» anlamına geldiği halde, kumaşın iki başındaki eğrilik ibaresinde «kumaşın uçları», havuz başı, ocak başı, mangal başı sözlerinde «bir şeyin yakını, çevresi», başı çekmek deyiminde «bir işe önayak olmak, öncülük etmek»; her işin başı sağlıktır cümlesinde «esas, temel»; söz başı, ay başı, yıl başı kelime gruplarında «başlangıç», bu çocukla baş edemiyorum cümlesinde ise «hakim olamama, disiplin altına alamama» anlamlarını vermektedir. baş kelimesinin sıralanan örneklerdeki bu birbirinden farklı anlamları, ancak, o cümleler içinde kendisini çevreleyen ve karşılıklı ilişkilerde bulunduğu diğer ögelerle oluşturduğu bütün, yani bağlam sayesinde belirlenebilmektedir.
Locality : Semt. Mahal. Mekan. Olay yeri. Civar. Bölge. Yöre. Şehir. Muhit. Yer.
Behavior : Tutum. Davranış. Hareket tarzı. Davranış tarzı. Hareket. Davranım. Tavır. Genel anlamda bir organizmanın görülen ve görülmeyen her türlü bedensel, ruhsal ve zihinsel etkinliğine verilen ad. bir organizmanın belli bir gereksemeyi karşılamak için çaba harcayarak gösterdiği etkinlik.
Statuses synonyms : high ground, low class, high profile, high status, low status, social station, holy order, legal status, niching, low level, state, legem, niche, left handedness, aspects, exposal, respect, exposals, social rank, toehold, station in life, face, statute, standing, nobility, statues, walk of life, regard, footing, terms, condition, capacity, niches.
Statuses zıt anlamlı kelimeler, Statuses kelime anlamı
Dominant : Dominant. Hakim. Etken. Başat. Üstün. Egemen. Nüfuzlu. Baskın. Başat karakter. Galip.
Upper class : Yüksek tabaka. Üst sınıf. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Yüksek sınıf. Zenginler sınıfı. Üst tabaka. Kaymak tabaka.
Middle class : Orta halli. Orta tabaka. Burjuva. Orta sınıf. Orta tabaka halk. Orta direk. Orta sınıftan olan.
Statuses antonyms : high status, low status, subordinate, lower class, disesteem.

Bu kısımda Statuses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Statuses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Statuses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Statuses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.