Steepened türkçesi Steepened nedir

Steepened ingilizcede ne demek, Steepened nerede nasıl kullanılır?

Steepen : Yükselmek. Fırlamak. Aşırı yükseltmek. Dikleşmek. Dikleştirmek.

Steepening : Dikleştirmek. Aşırı yükseltmek. Fırlamak. Yükselmek. Dikleşmek.

Steepens : Dikleştirmek. Yükselmek. Fırlamak. Aşırı yükseltmek. Dikleşmek.

Steeped : Suya koymak. Islatmak. Demlemek. İçirmek. Suda bekletmek. Doyurmak.

Steeped in : Dolu. Doymuş. Batmış.

Steepest : Dik. İnanılmaz. Abartılı. En dik. Yalçın. Aşırı. Fahiş. Sarp.

Steepest ascent method : En dik çıkış yöntemi.

Steepest descent method : En dik iniş yöntemi.

Be steeped : Demlenmek.

Steep seam : Kılıç damar.

İngilizce Steepened Türkçe anlamı, Steepened eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Steepened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascended : Çıkmak (tahta). Tırmanmak. Ağmak. Tahta çıkmak. Artmak. Çıkmak. Ziyadeleşmek. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Yukarı çıkmak.

Booms : Gürlemek. Gelişmek. Uğuldamak. Çıkış yapmak. Gümlemek. Geliştirmek. Artırmak. Gümbürdemek.

Drawing up : Yazmak. Ayarlamak. Durmak. Düzenlemek. Durdurmak (araba, at vb.). Sıvamak. Yetişmek. Yığılmak. Kaleme alma.

 

Change : Değiştirmek. Dönüşmek. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Değişime uğratmak. Para bütünlemek. Yer değiştirme. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Takas etmek. Değiş tokuş etmek. Bozmak.

Shoot up : Boya çekmek. Hızla uzamak (boy). Boy atmak. Büyümek. Damarına enjekte etmek. Damardan vermek. Hızla yükselmek.

Arose : Doğmak. Ayağa kalkmak. Husule gelmek. Zuhur etmek. Kaynaklanmak. Meydana gelmek. Kalkmak. Oluşmak. Doğrulmak.

Drawn up : Yığılmak. Hazırlanmış. Sıvamak. Yazmak. Düzenlemek. Dik tutmak. Yetişmek. Rölöve. Ayarlamak.

Be up : Yükselmiş olmak (seviyesi veya derecesi). Ayakta olmak. Bitmiş olmak. Sona ermiş olmak. Yatmamış olmak (uykuya). Doğmuş olmak (güneş veya ay). Bilmek. İyi anlamak. Yataktan kalkmış olmak.

Alter : Hadım etmek (hayvan). Değiştirmek. Değişim geçirmek. Değişiklik geçirmek. Değişmek. Değişiklik yapmak. Başkalaşmak. Kısırlaştırmak. Hadım etmek. Başkalaştırmak.

Steepened synonyms : sweet flavored, steepens, steepening, ascends, become upright, break away, boomed, bolts, sugary, sweet, be in the ascendant, arises, erects, be in the ascendant, arise, arisen, sugared, modify, bursts, make perpendicular, being in the ascendant, bump up, darted, bounces, get stubborn, bristles, steepen, bolted, burst, dart, buoy, draw up, break.

Steepened zıt anlamlı kelimeler, Steepened kelime anlamı

Sugarless : Şekersiz.

Stay : Oyalanmak. Geciktirmek. Erteleme. Sabitlemek. Sürdürüp tamamlamak. Önlemek. İkamet etmek. Geçiştirmek. Bırakmamak. Durdurmak.