Stemless türkçesi Stemless nedir
- Gövdesiz.
- Akaulesent.
- Sapsız.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Çiçek saplarının toprak seviyesinden çıktığı, gövdesi olmayan bitkiler için kullanılan bir terim.
Stemless ingilizcede ne demek, Stemless nerede nasıl kullanılır?
Systemless : Sistemsiz.
Stemlet : Sapçık.
Stem and leaf plot : Gövde ve yaprak çizimi. Histogramın daha yalın ve gelişmiş bir çizimi olan, aralık ve oransal ölçümlü bir veri dizisinin nasıl bir dağılım gösterdiğini görmek için kullanılan bir çizim şekli.
Stem cell : Embriyolarda ve erginlerde her çeşit hücreye farklılaşabilme yeteneğini sürdüren, bölünerek değişik hücre tiplerine dönüşebilen, erginlerde hücre yenilenmesini sağlayan çok yönlü hücre. tüm kan hücrelerinin oluşumunu sağlayan kemik iliğindeki multipotent hücre, hematopetik kök hücre, projenitor hücre, stem hücre. Stem hücre. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Anaç göze. Kök hücre. Alglerde tallusu zemine bağlayan saydam kaide bölgesi. bitkilerin kökündeki hücreler. 3.hemositoblast. 4.embriyo ya da erginde farklılaşmamış hücre; gerektiğinde bölünerek değişik hücre tiplerine dönüşen, erginde hücre yenilenmesini sağlayan hücreler. Kök hücreler. Kök hücresi. Projenitor hücre. Hematopetik kök hücre.
Stem flies : Kurtçukları ekin saplarında yaşayan, tüysüz, çok küçük yapıda sinekler familyası; ekin sinekleri. Sap sinekleri.
Stem the tide of : Durdurmak. Engellemek. İle baş etmek.
Nominal stem : Ad veya fiil kök ve gövdelerinden yapım ekleri ile türetilen ad: korkunç/</kork-unç, yerli<yer+li, basın<bas-ın, tarım<tarı-m, gözcü<göz+cü, gözcülük<göz+cü+lük, tutucu<tut-ucu, birikim<bir+ik-im vb. Ad gövdesi. Ad tabanı.
Aerial stem : Havai gövde. Havalı gövde.
Creeping stem : Sürüngen gövde. Sürüngen sap.
Stem post : Baş bodoslaması. Baş bodozlaması.
İngilizce Stemless Türkçe anlamı, Stemless eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stemless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acaulescent : Kısa gövdesi olan. Saplı.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
Aardvark : Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu. Karınca yiyen.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Cansız çevre.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Stemless synonyms : abambulacral area, sessile, abacus bodies, abductor muscle, stemmed, aardwolf, stalkless, acauline, acacia, a site, abramis zone.
Stemless zıt anlamlı kelimeler, Stemless kelime anlamı
Caulescent : Saplı. Toprak üzerinde sağlıklı ve gelişmiş bir gövdesi olan (botanik terimi).
Stemmed : Saplı.
Stemless ingilizce tanımı, definition of Stemless
Stemless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having no stem. (Bot.) acaulescent.

Bu kısımda Stemless kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stemless ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stemless anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stemless ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.