Stencilled türkçesi Stencilled nedir

  • Basmak.
  • Şablonla çizmek.
  • Marka basmak.
  • Teksir makinesi ile çoğaltmak.

Stencilled ingilizcede ne demek, Stencilled nerede nasıl kullanılır?

Stencilling : Basmak. Teksir makinesi ile çoğaltmak. Şablonla çizmek. Marka basmak.

Stencil paper : Mumlu kağıt.

Stencil : Şablonla (desen) çizmek. Marka kalıbı. İşaret. Delikli marka kalıbı. Kalıp. Stensil. Şablonla (yazı) yazmak. Mumlu kağıt. Şablon. Mumlu kağıtla çoğaltmak.

Stenciled : Şablonla (desen) çizmek. Marka kalıbı. Mumlu kağıtla çoğaltmak. Stensil. Marka basmak. Teksir makinesi ile çoğaltmak. Şablonla (yazı) yazmak. Şablonla çizmek. Basmak. Şablon.

Stenciling : Basmak. Teksir makinesi ile çoğaltmak. Marka kalıbı. Şablonla çizmek. Şablon. Stensil. Şablonla (yazı) yazmak. Marka basmak. Mumlu kağıtla çoğaltmak. Şablonla (desen) çizmek.

Possible inconsistencies : Olası tutarsızlıklar.

Consistencies : Kıvam. Kesafet. Katılık. Kararlılık. Sabitlik. Tutarlılık. Koyuluk. Süreklilik. Yoğunluk. Bağdaşma.

Stencils : Marka kalıbı. Basmak. Şablonla (desen) çizmek. Mumlu kağıtla çoğaltmak. Şablonla çizmek. Teksir makinesi ile çoğaltmak. Stensil. Şablon. Şablonla (yazı) yazmak. Marka basmak.

Inconsistencies : Bağdaşmama. Aykırılık. Tutarsızlık. Tutarsızlıklar. Uyumsuzluk. Uyuşmama. Kararsızlık. Uyumsuzluklar.

 

İngilizce Stencilled Türkçe anlamı, Stencilled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stencilled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Counterfeit : Bir markanın özdeşi. Sahte şey. Kalp. Bir filmin benzeri olarak habersizce gerçekleştirilmiş film. bir filmden, habersizce çıkarılmış eşlem. Taklit etmek. Taklit. Yapmacık. Kalp para basmak. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Compress : Özetlemek. Bastırmak. Kompres yapmak. Basınç yapmak. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kısaltmak. Yara veya şiş ve yangıların tedavisinde kullanılan yumuşak ve çoğunlukla sıcak veya soğuk ıslak bez. Kompres. Bir kaç sözcükle anlatmak.

Break into : Konuşmayı kesmek. Dalmak. Zorla girmek. Ayırmak. Lafa karışmak. Zorla içeri girmek. Tecavüz etmek. Hırsızlık amacıyla bir yere girmek. Hırsızlık yapmak.

Crushes : Zulmetmek. Öğütmek. Ufalamak. Ezmek. Sıkmak. Buruşmak. Bastırmak. Sıkıştırmak. İtişmek. Araç ile çiğnemek.

Stencil : Marka kalıbı. Stensil. Marka. Kalıp. Harfler. İşaret. Mumlu kağıt. Şablonla (desen) çizmek. Mumlu kağıtla çoğaltmak.

Crush : Sıkıştırarak ezmek. Bastırmak. Kırılmak. Ufalamak. Aptalca aşk. İzdiham. Parçalanmak. İtişmek. Abayı yakma. Buruşmak.

Come on : Görünmek. Gelsene. Üstüne gelmek. Sahneye çıkmak. Saldırmak. Çıkmak. Karanlık basmak. Başlamak. Gafil avlamak. Karşılaşmak.

Flood : Kabarma. Tufan. Taşmak. Sel. Akın etmek. İstila etmek. Sel gibi taşmak. Genel ışıklamada kullanılan, yüksek ışık gücü olan, merceksiz, aynalı ışıtaç. Sel basmak.

Stenciling : Şablonla (desen) çizmek. Şablonla (yazı) yazmak. Stensil. Şablon. Marka kalıbı. Mumlu kağıtla çoğaltmak.

Stencilled synonyms : stencilling, catches, catch, counterfeited, caught, stencils, depress, penciled, stenciled, attack suddenly, coin, compresses, come upon.