Stenotopic türkçesi Stenotopic nedir

  • Ekolojik valansı dar olup, dar sahalarda yaşayabilen türler.
  • Stenotopik.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Stenotop.
  • Ekolojik valansı dar olup dar sahalarda yaşayabilen.

Stenotopic ingilizcede ne demek, Stenotopic nerede nasıl kullanılır?

Stenotherm : Stenoterm. Sıcaklık toleransı dar olan.

Stenothermic : Sıcaklık toleransı dar olan. Mercanlar gibi çok az değişen ya da belirli olan sıcaklık değişmelerinde yaşayabilme yeteneğinde olan organizmalar. Stenoterm. Çok az değişen ya da belirli olan sıcaklık değişmelerinde yaşayabilme yeteneğinde olan organizma.

Stenotic : Stenotik.

Stenotic nares : Burun deliklerinin darlığı. Çoğunlukla kısa kafalı köpeklerde burun deliklerinin arka kısımlarının dar olmasıyla belirgin yapılış bozukluğu. genellikle yutak hipofiz kisti veya kısa kafalı köpeklerin solunum yolu hastalığıyla birlikte görülür. solunum güçlüğü, öksürük, gırtlak ve soluk borusu kollapsı gibi bir dizi klinik bulgularla birlikte görülür.

Stenotrophic parasite : Stenotrofik parazit. Yalnızca belirli bir konak üzerinden beslenen dış parazit.

Stenotype : Steno işareti. Stenotip. Steno makinesi.

Stenotypic : Stenotip. Stenotipik. Çevresel faktörlere karşı hoşgörüsü sınırlı olan.

Stenotypist : Stenotipist. Stenograf.

 

İngilizce Stenotopic Türkçe anlamı, Stenotopic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stenotopic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Constricted : Dar. Sıkıştıran. Daralmış. Sıkışık. Kısıtlı. Kıt. Sıkılmış.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

 

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardvark : Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Karınca yiyen.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.

Stenotopic synonyms : a protein, abiotic environment, abramis zone, abacus bodies, abiotic factor, acacia, stenosed, abductor muscle.

Stenotopic zıt anlamlı kelimeler, Stenotopic kelime anlamı

Unconstricted : Kıt olmayan. Dar olmayan. Sınırlı olmayan. Kısıtlı olmayan. Sınırsız.