Stereosil nedir, Stereosil ne demek

Stereosil; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Erkek üreme kanalının bir kısmını, özellikle epididimis bölgesini astarlayan yalancı tabakalı silindirik epitelin serbest yüzeyinde bulunan ve mikrovillüslerin birleşmesinden meydana gelen saçak şeklinde olan hareketsiz yapılar.

Stereosil anlamı, tanımı

Stere : Derinin yağ bezlerinden çıkan ifrazatın anormal biçimde artması

Ster : Yığın durumundaki yakacak odun için kullanılan, bir metreküpe eşit hacim ölçüsü birimi.

Stereosilyum : Çok uzun, ünit zar biçiminde ve bazal cisimcik taşımadıklarından silyumdan çok mikrovillusa benzeyen hareketsiz sitoplazma çıkıntıları. Organizmada duktus epididimis kanalını çevreleyen yüksek prizmatik epitel hücrelerinin uçlarında yer alırlar.

Silindirik epitel : Hücrelerin uzunluğu, genişliğinden fazla olan, çekirdekleri oval ve bazale yakın bulunan, silli (trakeada), silsiz (midede) ya da mikrovillus (ince bağırsakta) taşıyan ya da ovaryum gibi büyük bezlerde çok tabakalı olabilen, silindir şeklindeki hücrelerden oluşan epitel. Prizmatik epitel.

Üreme kanalı : Üreme organlarının dışarı uzanan kanallarından her biri. Gonodukt. Üreme organlarının dışarı uzanan kanallarından her biri, gonudukt.

 

Mikrovillüs : Silindirik ya da kübik epitel hücrelerinin üst yüzeyinde emme yüzeyini genişletmek üzere oluşan, içinde aktin filâmentlerinden oluşmuş göbek proteinleri bulunan, böcek Malpighi tüpü hücreleri gibi bazı özel hücrelerde ise içinde mitokondrilerin de bulunduğu parmak şeklindeki katlanmalar. Böbrek hücrelerinde fırça kenar yapısını, bağırsak epitelinde çizgili kenar yapısını oluşturur. Silindirik veya kübik epitel hücrelerinin üst yüzeylerinde, emme yüzeyini genişletmek için hücrenin sitoplazmasından dışarı doğru yaptığı uzantılar. Bireysel epitel hücrelerinin zarlarının emilim ve salgı için yüzey alanını artırmaya yarayan, hücrenin boşluğa bakan serbest yüzeylerinde yer alan, ışık mikroskobunda fırçamsı ince bir katmanı oluşturan ve elektron mikroskobunda parmak benzeri uzantılardan oluşan sitoplazma çıkıntıları.

Epididimis : Erkek eşey organında testisten vas deferens'e giden ve başlıca kanalcıklardan oluşan kitle. Erkek üreme sisteminde, testislerin üzerinde bulunan spermlerin olgunlaştığı ve kısa bir süre depolandığı yer. Erkeklerde er bezinin yanına ve üzerine tutunmuş olarak uzanan, içerisinde spermatozoonların depolandığı, yoğunlaştığı, olgunlaştığı ve taşındığı kanal biçiminde bir oluşum, epididim. Baş, gövde ve kuyruk kısımlarından ibarettir.

Hareketsiz : Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.

Silindirik : Silindirle ilgili, silindir biçiminde.

Epididim : Epididimis.

Birleşme : Birleşmek işi.

Silindir : Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane. Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi. Silindir şapka. Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genel olarak motorlu araç.

 

Tabakalı : Tabakası olan.

Yalancı : Yalan söylemeyi huy edinmiş olan kimse. Gerçek olmayan, gerçeğe benzetilmiş.

Serbest : Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. Bazı kurallara bağlı olmayan. Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın).

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Serbes : Serbest. Serbest, rahat.

Diğer dillerde Stereosil anlamı nedir?

İngilizce'de Stereosil ne demek ? : stereocilium