Sterilized foreign exchange intervention türkçesi Sterilized foreign exchange intervention nedir
- Bir ülkede döviz kurunu dengelemek için yapılan müdahale sonucu para sunumunda ortaya çıkan değişimin neden olacağı enflasyonist veya deflastyonist etkileri dengelemek amacıyla merkez bankasının para sunumuna müdahale ederek eski düzeyine getirmesi.
- İktisat alanında kullanılır.
- Arındırılmış döviz müdahalesi.
Sterilized foreign exchange intervention ingilizcede ne demek, Sterilized foreign exchange intervention nerede nasıl kullanılır?
Sterilized : Sterilize edilmiş. Sterilize. Steril edilmiş. Mikropsuz. Steril.
Foreign : Yurt dışı. Harici. Ülke dışı. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Ecnebi. Yurtdışı. Dış. Yabancılık. Yabancı.
Exchange : Takas etmek. Değiş-tokuş. Tecim ve yapım işleriyle uğraşan kişilerin alım, satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer. Bozdurmak. Verişim. İki parçacığın tüm yerlemlerinin (uzay yerlemleri ve fırılı) karşılıklı olarak birbirleri ile değiştirilmesi. Kitaplıkların fazla gereçlerini birbiriyle değiştirme işlemi. Değiştirmek. Karşılıklı alıp vermek. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Intervention : Davaya katılma istemi. Aracılık. Nüfuzunu kullanma. Anlaşmazlıkları çözümlemek için üçüncü kişinin araya girmesi. Tavassut. Aracılık etme. Araya girme. Müdahale. Bilgisayar, hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Girişim.
İngilizce Sterilized foreign exchange intervention Türkçe anlamı, Sterilized foreign exchange intervention eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sterilized foreign exchange intervention ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Sterilized foreign exchange intervention synonyms : a change in supply, a shift in supply, a shift in demand, ability rent, abnormal budget, a group shares.

Bu kısımda Sterilized foreign exchange intervention kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sterilized foreign exchange intervention ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sterilized foreign exchange intervention anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sterilized foreign exchange intervention ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.