Stickleback türkçesi Stickleback nedir
- Kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli balıkgiller (gasterosteidae) familyasından, 15-20 cm kadar uzunlukta, birinci sırt yüzgecinin yerinde 14-19 tane diken bulunan, avrupa denizlerinde yaşayan bir tür.
- Deniz dikenli balığı.
- Dikenli balık.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Stickleback ingilizcede ne demek, Stickleback nerede nasıl kullanılır?
Nine spined stickleback : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli balıkgiller (gasterosteidae) familyasından, 4-7 cm kadar uzunlukta, tatlı su balıklarından en küçüklerinden, birinci sırt yüzgeci yerine 9-11 diken taşıyan, erkekleri su bitkileri arasında yuva yapan ve yavrularına bakan bir tür. Dikence.
Ten spined stickleback : Dikence. Asalak şeritlerin ikinci arakonakçılarından bir balık türü.
Three spined stickleback : Üç iğneli dikenli balığı. Adi dikenli balığı. Üç-dikenli balık. Üç dikenli balık. Dikence balığı. Asalak şeritlerin ikinci arakonakçılarından bir balık türü.
Sticklebacks : Dikenli balık. Dikenlibahkgiller. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, geri kemikli omuzlular (catosteomi) alt takımından, pulları olmayan, sırt yüzgeçlerinin ön ışınları dikenlere değişmiş, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bir familya. Dikenli balıkgiller. Türlerinden kimisi şerit arakonakçılığı yapabilen pulsuz balıklar familyası.
Threespined sticklebacks : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli balıkgiller (gasterosteidae) familyasından, 10 cm kadar uzunlukta, yeşil renkli, birinci sırt yüzgeci yerinde üç diken bulunan, avrupa ve anadolu'nun tatlı ve tuzlu sularında yaşayan bir tür. Üç dikenli balık.
Stickles : Tereddüt etmek. İnat etmek. Titizlenmek. Titiz davranmak. Tereddüd etmek. Pürüz çıkarmak.
Sticklers : Tutucu kimse. İnatçı. Titiz kimse. Belirli bir konuda titizlik gösteren kimse. İnatçı veya tutucu kimse.
Stickled : Titiz davranmak. Pürüz çıkarmak. Tereddüt etmek. Titizlenmek. Tereddüd etmek. İnat etmek.
Be a stickler : Titiz olmak. Israrcı olmak. İnatçı olmak.
Stickler : Disiplini seven. İnatçı veya tutucu kimse. İnatçı. Kılı kırk yaran kişi. Belirli bir konuda titizlik gösteren kimse. Titiz kimse. Tutucu kimse.
İngilizce Stickleback Türkçe anlamı, Stickleback eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stickleback ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Three spined stickleback : Üç iğneli dikenli balığı. Dikence balığı. Adi dikenli balığı. Üç-dikenli balık. Üç dikenli balık. Asalak şeritlerin ikinci arakonakçılarından bir balık türü.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.
Acacia : Arap zamkı. Akasya sakızı. Akasya. Mimoza. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
Ten spined stickleback : Dikence. Asalak şeritlerin ikinci arakonakçılarından bir balık türü.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu.
Stickleback synonyms : gasterosteus aculeatus, gasterosteus pungitius, gasterosteidae, family gasterosteidae, prickleback, spiny finned fish, a chromosome, a protein, aardvarks, abramis zone, a site, sticklebacks, a cells, abductor muscle, abo blood groups system, acanthopterygian.
Stickleback zıt anlamlı kelimeler, Stickleback kelime anlamı
Stickleback antonyms : soft finned fish.
Stickleback ingilizce tanımı, definition of Stickleback
Stickleback kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any one of numerous species of small fishes of the genus Gasterosteus and allied genera. The back is armed with two or more sharp spines. They inhabit both salt and brackish water, and construct curious nests. Called also sticklebag, sharpling, and prickleback.

Bu kısımda Stickleback kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stickleback ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stickleback anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stickleback ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.