Stone fruit türkçesi Stone fruit nedir

  • Etli bir mezokarp, sert bir endokarptan oluşan meyve. eriksi meyve.
  • Sert çekirdekli meyve.
  • Zeytinsi meyve.
  • Çekirdekli meyve.
  • Drupa.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Stone fruit ingilizcede ne demek, Stone fruit nerede nasıl kullanılır?

Stone : Çekirdek (etli meyvelerde). Çekirdeğini çıkarmak (etli bir meyvenin). Enemek. Taş. Taşa tutmak. Kimi kütlelerden kopan ya da koparılan parça. Mücevher. Çekirdek (meyve). Çekirdeğini çıkarmak. Meyve çekirdeği.

Fruit : Nonoş. Homoseksüel. Sirkesineği. Ürün. Kar. Meyve vermek. Meyve. Semere. Mahsul. Sonuç.

Stone age : Taş devri.

Stone blind : Gözü hiç görmez. Tamamen kör. Taş gibi kör. Kör.

Stone breaker : Taş kırma makinesi.

Stone bridge : Taş köprü. Kargir köprü.

İngilizce Stone fruit Türkçe anlamı, Stone fruit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stone fruit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Pome : Çekirdekli meyve (elma armut vb). Elma.

Acacia : Akasya. Salkım ağacı. Mimoza. Arap zamkı. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Stone fruit synonyms : abiotic environment, a cell, drupe, aardvarks, drupes, aardwolf, abiotic factor, aardvark, a chromosome.