Stop over in türkçesi Stop over in nedir

Stop over in ile ilgili cümleler

English: Can I stop over in Boston?
Turkish: Boston'da mola verebilir miyim?

English: Can I stop over in Chicago?
Turkish: Şikago'da mola verebilir miyim?

Stop over in ingilizcede ne demek, Stop over in nerede nasıl kullanılır?

Stop : Tevakkuf etmek. Alıkoymak. Patlayıcı ünsüz. Engel. Kalmak. Ağız kanalının kapanması ve ciğerlerden gelen havanın patlama biçiminde dışarı itilmesiyle oluşan ünsüz; p, b, m, t, d, k, g ünsüzlerinden her biri. Çekit. Bırakmak. Stop ettirmek. Savmak.

Over : Sona ermiş. Aşkın. Fazla. Fazladan. Bitmiş. Üzerinden. Üstüne. Yukarıya. Yukarıda. Üzerine.

In : De. Gelmiş olan. Dahili. Tutulan. İçeri. İçine. Olarak. Halinde. Mevsimi gelmiş. Çok moda olan.

Stop over : Bir müddet kalmak. Konaklamak. Mola vermek.

Over insurance : Çifte sigorta. Aşkın güvence. Aşırı sigorta. Bir malın birden çok güvenceci tarafından güvenceye bağlanması. Aşkın sigorta.

Voice over internet protocol : İnternet üzerinden ses protokolü. Voıp. İnternet üzerinden dijital olarak ses iletimi için protokol (normal telefon hatlarını kullanmaksızın).

Pass over in silence : Sessizce üzerinden geçmek.

İngilizce Stop over in Türkçe anlamı, Stop over in eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Stop over in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discontinued : Artık üretilmeyen. Sonlanmış. Ara vermek. Durdurmak. Baskısı tükenmiş. Son vermek. Sona ermek. Devam etmemek. Bırakmak.

Ceases : Son vermek. Vazgeçmek. Kesmek. Bırakmak. Bitirmek. Dinmek. Bitmek. Kalmak. Durdurmak.

Abides : Sadık kalmak (vaade veya karara). Kalmak. Çekmek. Sadık kalmak. Uymak. Kurala uymak. Beklemek. İkamet etmek. Sadik kalmak.

Come to rest : Hedefine ulaşıp durmak.

Be : -di. Bulunmak. Var olmak. -dır. Kalmak. -dir. Berylliumb (berilyum). Mal olmak. Olmak.

Come to a stop : Duraksamak. Durağa gelmek.

Discontinue : Ara vermek. Bitmek. Bırakmak. Kesmek. Durdurmak. Vazgeçmek. Arkası kesilmek. Sona ermek. Devam etmemek.

Abided : Dayanmak. Beklemek. İkamet etmek. Sadik kalmak. Uymak. Katlanmak. Kurala uymak. Tahammül etmek. Sadık kalmak (vaade veya karara).

Come to a halt : Durma noktasına gelmek. Duruvermek.

Be at a standstill : Kesilmek. Durmuş vaziyette olmak. Duraklamış olmak. Hareket etmemek. Kesilmiş vaziyette olmak. İşlemez halde olmak. Kımıldamamak. Durgun olmak.

Stop over in synonyms : cut out, abide, been, abidden, ceased, cease.