Stove türkçesi Stove nedir
- Bir odanın ısıtılmasında kullanılan, içinde gaz, sıvı ya da katı yakıt yanan aygıt.
- Limonluk.
- Sera.
- Tütsülemek.
- Etüv.
- Fırın.
- Sobada kurutmak.
- Soba.
- Ocak.
- Fırın (üstü ocak altı fırın olan mutfak aleti).
- Sobada ısıtmak.
Stove ile ilgili cümleler
English: A gas stove provides the most even heat for cooking.
Turkish: Bir gaz sobası yemek için en iyi ısıyı sağlar.
English: Ali touched the hot stove and burned his hand.
Turkish: Ali sıcak sobaya dokundu ve elini yaktı.
English: Ali boiled some eggs on the rocket stove that he had just built.
Turkish: Ali yeni yaptığı roket sobada birkaç yumurta kaynattı.
English: Did you turn the stove off?
Turkish: Sobayı kapattın mı?
English: Crap in front of the stove and blame it on fate.
Turkish: Sobanın önüne sıç ve bunun için kaderi suçla.
Stove ingilizcede ne demek, Stove nerede nasıl kullanılır?
Stove enamel : Isıya dayanıklı emaye.
Stove heating : Sobayla ısıtma.
Stove hood : Davlumbaz. Aspiratör.
Stove pipe : Soba borusu.
Drying stove : Kurutma sobası. Kurutma fırını.
Stovepipe hat : Silindir şapka.
Oil stove : Pompalı gazocağı. Mazot sobası. Gaz sobası. Yağ sobası.
Electric stove : Elektrikli ısıtıcı. Elektrik ocağı. Elektrikli ocak. Çıngı ocağı. Elektrik sobası.
Stovepipe : Soba borusu. Silindir şapka.
Paraffin stove : Gaz sobası.
İngilizce Stove Türkçe anlamı, Stove eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stove ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fireplaces : Şömine. Yangın yeri. Ocaklık.
Fornacis : Bir takımyıldızın adı.
Kippers : Çiroz. Balığı tuzlayıp tütsülemek. Tuzlanıp tütsülenmiş ringa balığı. Açık havada kurutmak. Tütsülenmiş ringa balığı. Tütsüleyip kurutmak.
Flower bed : Tarh. Çiçek tarhı. Çiçeklik.
Furnace : Fırın gibi yer. Büyük ocak. Demirhanede ocak. Külhan. Özdekleri yüksek sıcaklıkta ısıtmaya, eritmeye ya da sertleştirmeye yarayan aygıt. Sınav. Çok sıcak bir yer. Hamam gibi yer.
Furnaces : Fırın gibi yer. Hamam gibi yer. Sınav.
Grate : Ocak ızgarası. Gıcırdamak. Aşındırarak parçalarına ayırmak. Gıcık etmek. Aşındırarak partiküllerine ayırmak. Sinirlendirmek. Gıcırdatmak. Izdırap vermek. Izgara. Rendelemek.
Censes : Buhur yakmak.
Bakery : Ekmek fırını. Ekmek ve pasta dükkanı. Fırıncılık. Ekmekçi. Pastane. Ekmekçi dükkanı.
Stove synonyms : cooking stove, potbelly stove, primus stove, spirit stove, cold frame, kitchen appliance, drying oven, hearths, greenhouses, incinerator, space heater, grating, glass house, charcoal burner, smoke, cookstove, censing, bakeries, fornax, bakeshop, bakeshops, fumigates, orangery, forcing frame, glasshouse, kippering, crematory, fireplace, hothouses, smokes, greeneries, crematories, greenery.
Stove ingilizce tanımı, definition of Stove
Stove kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to stove orange trees. Formerly, designating an artificially warmed dwelling or room, a parlor, or a bathroom, but now restricted, in this sense, to heated houses or rooms used for horticultural purposes or in the processes of the arts. A drying room. A forcing house, or hothouse. To keep warm, in a house or room, by artificial heat. A house or room artificially warmed or heated.

Bu kısımda Stove kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stove ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stove anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stove ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.