Straightforward türkçesi Straightforward nedir

  • Doğru sözlü.
  • Kolay.
  • Açık sözlü.
  • Müstakim.
  • Onat.
  • Açık.
  • Hilesiz.
  • Dürüst.
  • Apaçık.
  • Basit.
  • Anlaşılır.
  • Özü sözü bir.
  • Dolambaçsız.

Straightforward ile ilgili cümleler

English: Ali is very straightforward.
Turkish: Ali çok açık sözlü.

English: Ali is quite straightforward.
Turkish: Ali oldukça açık sözlü.

English: This is a straightforward case.
Turkish: Bu apaçık bir durumdur.

English: He is usually straightforward and sincere and thereby gains the confidence of those who meet him.
Turkish: O genellikle doğru sözlü ve içten ve bu sebeple onunla tanışanların güvenini kazanır.

English: Be honest and straightforward.
Turkish: Dürüst ve açık ol.

Straightforward ingilizcede ne demek, Straightforward nerede nasıl kullanılır?

Straightforward research : Bir bilimsel inceleme tasarımına dayanmayan ve bilgi üretme işlemine ilişkin ilke ve kurallara yeterince özen göstermeyen araştırma. Kabataslak araştırma.

Straightforwardly : Açık açık. Düpedüz. Delikanlı gibi. Açıkça.

Straightforwardness : Kolaylık. Doğruluk. Açık sözlülük. Dürüstlük. Açıklık.

İngilizce Straightforward Türkçe anlamı, Straightforward eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straightforward ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Unequivocal : Net. Tartışmasız. Samimi. Anlamı açık. Dolaysız. Kesin.

As plain as a pikestaff : Açık seçik. Gün gibi ortada. Gün gibi aşikar. Bariz. Besbelli.

Carefuller : İdareli. Tedbirli. Dikkatli. Özenli. Ölçülü. Düşünen. İtinalı. Titiz.

Ingenuous : Temiz kalpli. Sadedil. Doğal. Saftrik. Toy. Deneyimsiz. Samimi. Açıkyürekli. İçten.

Downright : Dobra dobra konuşan. Açıksözlü. Sözünü esirgemeyen. Aleni. Tam. Dobra dobra konuğan. Büsbütün.

Easier : Zevkli. Huzurlu. Zahmetsiz. Doğal. Serbest. Dertsiz. Rahat. Uysal.

Decent : Makul. Oldukça iyi. Edepli. Terbiyeli. İnce. Uygun. Hoşgörülü. Yakışık alır. İyi kalpli. Kibar.

Conchs : Büyük deniz kabuğu. Helezoni sedef kabuk. Kabuklu bir deniz hayvanı. Sarmal deniz kabuğu. Yumuşakça kavkısı. Deniz yumuşakçası kabuğu. Çalışkan.

Evidential : Kanıtlara dayanan. Delillere dayanan. İnandırıcı. Kanıt oluşturan. Delile dayanan. Delile ait. Aşikar. Kanıta dayanan. İspata ait.

Cognisable : Bilinebilir. Fark edilebilir. İdrak edilebilir. Kavranabilir. Tanınabilir. (hukuk terimi) adliye mahkemesinde yargılanabilir (ayrıca cognizable).

Straightforward synonyms : forthcoming, countrified, forthright, readiest, intelligible, came straight from his heart, facile, glaring, bare, chastest, avowed, guileless, cheap, innocent, crystal clear, conscientious, conch, upright, exoteric, downhills, bona fide, square, straight as a die, flowing, uprights, veridical, dinkum, aboveboard, barefaced, readier, easiest, apparentness, on the up and up.

Straightforward zıt anlamlı kelimeler, Straightforward kelime anlamı

Equivocal : İki anlama gelen bir sözcüğün bilinerek ya da bilinmeyerek yanlış anlama alınmasından doğan güldürücülük. Kaçamaklı. İki anlamlı. Tartışmalı. Su götürür. İki anlama gelen bir sözcüğün bilinerek ya da bilinmeyerek yanlış anlaşılmasından ortaya çıkan güldürücü durum. Müphem. Kuşkulu. Anlamdaşlık.

 

Indirect : Aldatıcı. İmalı. Doğru olmayan. Aktarmalı. Dolambaçlı. Dolaşık. Kinayeli. Endirekt. Dolaylı.

Straightforward ingilizce tanımı, definition of Straightforward

Straightforward kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Frank. Honest. Proceeding in a straight course or manner. Not deviating.