Strike root türkçesi Strike root nedir

  • Kök salmak.

Strike root ingilizcede ne demek, Strike root nerede nasıl kullanılır?

Strike : Vuruş. İşbırakımı. İktisat, sinema, televizyon, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Hava saldırısı. Ayırmak. Darbe. Beklenmedik başarı. Bezemlerin sökülmesi için verilen komut. Vurmak. Çalma.

Root : Biyoloji, hukuk, gramer, jeoloji alanlarında kullanılır. Kelimelerin bütün yapım ve çekim eklerini çıkardıktan sonra ayrılamayan ve esas (temel) anlamı taşıyan bölümü: ye-, sor-, kış, el(elig), al-, dur-, yol, ver- vb. Eşelemek. Burnu ile eşelemek. Tutturmak. Çakmak. Bitkinin toprak altında gelişen, topraktaki tuzları ve suyu emen, bitkiyi toprağa bağlayan, karbohidratları depo eden, hormon sentezleyen ve yer çekimi doğrultusunda büyüyen yapısı. dişin, saçın, tırnağın gömülü kısımları. İlkyazı. Deşmek. Kökleştirmek.

Strike a bad patch : Başı dara düşmek.

Strike a balance : Denge sağlamak. Dengeyi bulmak. Ortak nokta bulmak. Bilanço çıkarmak. Anlaşmaya varmak. Hesaplan dengelemek. Hesapları dengelemek. Ortak taban bulmak. Ortak noktada buluşmak. Uzlaşmak.

Strike a bargain : Mutabakata varmak. Mutabakat yapmak. Bir pazarlıkta uyuşmak. Sonuca varmak. Pazarlığı bağlamak. Uzlaşmak. Pazarlıkta anlaşmak. Mutabık kalmak. Pazarlığı sonuçlandırmak. Anlaşmaya varmak.

 

Strike a blow : Hücum etmek. Ağır bir darbe indirmek. Atak yapmak. Saldırı yapmak.

İngilizce Strike root Türkçe anlamı, Strike root eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strike root ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rooting : Çakmak. Kökleşmek. Kök sökme. Yerleşmek. Deşmek. Köklenme. Burnu ile eşelemek. Araştırmak. Kökleştirmek.

Radicate : Köklenmek.

Take hold : Kökleşmek. Tutunmak. Ele geçirmek. Yerleşmek.

Root : Biyoloji, hukuk, gramer, jeoloji alanlarında kullanılır. Tutturmak. Yatık bir kıvrımın ya da örtünün, az çok düşey durumda olan ve yere girer gibi bulunan arka yanı. Bitkinin toprak altında gelişen, topraktaki tuzları ve suyu emen, bitkiyi toprağa bağlayan, karbohidratları depo eden, hormon sentezleyen ve yer çekimi doğrultusunda büyüyen yapısı. dişin, saçın, tırnağın gömülü kısımları. Yerleşmek. İlkyazı. Çakmak. Köken. Kökleştirmek. Kelimelerin bütün yapım ve çekim eklerini çıkardıktan sonra ayrılamayan ve esas (temel) anlamı taşıyan bölümü: ye-, sor-, kış, el(elig), al-, dur-, yol, ver- vb.

Taking root : Kökleşmek.

Plants : Bırakmak. Vurmak. Ekmek. Yapıştırmak. Adam koymak. Yeşillendirmek. Saklamak. Çarpmak. Kurmak.

Radicates : Köklenmek.

Take root : Ağaç olmak. Tutunmak. Kök bağlamak. Kök salmak (bitki). İyice yerleşmek. Köklenmek. Kökleşmek.

Plant : Yutturmak. Yapımevi. Saklamak. Yapıştırmak. İndirmek. İktisadi etkinlik kapsamında yeralan işlem veya süreçler bütününün aynı binada olmasa bile aynı merkezde yer aldığı bir işletmeye ait üretim birimi. krş. sermaye malları. Bırakmak. Bitki. Sıkıca yerleştirmek.

Radicated : Köklenmek.