Rooting türkçesi Rooting nedir
- Kökleşmek.
- Burnu ile eşelemek.
- Araştırmak.
- Çakmak.
- Kök sökme.
- Kökleştirmek.
- Yerleşmek.
- Köklenme.
- Eşelemek.
- Kök salmak.
- Deşmek.
Rooting ile ilgili cümleler
English: We were all rooting for Tom.
Turkish: Hepimiz Tom'u destekliyorduk.
English: I'm rooting for you.
Turkish: Seni destekliyorum.
Rooting ingilizcede ne demek, Rooting nerede nasıl kullanılır?
Rootings : Köklenme. Kök sökme.
Outrooting : Ortadan kaldırmak. Tahrip etmek. Yok etmek. Kökünü kazımak.
Uprooting : Tamamıyla yok etme. Bir şeyi kendi yerli ortamından etmek. Kökünden sökme. Çıkarma. Çekme. Sökme (bir bitkiyi ve köklerinden yerden sökme gibi).
Rootier : Çok köklü.
Aerootitis : Aerotitis media teriminden gelen (hava basıncındaki değişikliklerin neden olduğu orta kulak iltihabı). Aero otit.
Root compiler : Taban derleyici.
Root canal therapy : Dişin pulpasına ulaşmış çürük dokuların kazınarak uzaklaştırılması. Diş kanalı tedavisi. Kök kanal tedavisi. Kanal tedavisi.
Root cell : Alglerde tallusu zemine bağlayan saydam kaide bölgesi. bitkilerin kökündeki hücreler. 3.hemositoblast. 4.embriyo ya da erginde farklılaşmamış hücre; gerektiğinde bölünerek değişik hücre tiplerine dönüşen, erginde hücre yenilenmesini sağlayan hücreler. Kök hücresi.
Root and branch : Radikal. Hepsi. Tepeden tırnağa. Kökünden (bitirmek). Tamamıyla. Toptan. Kusursuz. Kökten. Köklü. Kökünden (yok etmek).
Root directory : Bir disket veya hard diskteki diğer tüm adreslerin dağıldığı bir disket veya hard diskin ana bölümü. Kök dizini. Ana rehber. Kök klasör. Temel rehber. Kök dizin. Ana adres defteri. Köken dizin. Kök rehber.
İngilizce Rooting Türkçe anlamı, Rooting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rooting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Carries : Yayımlamak. Başarı kazanmak. Büyülemek. Çekmek. Sevketmek. Kaldırmak. Başarmak. (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek. Götürmek.
Analyze : Analiz etmek. Tahlil yapmak. Tahlil etmek. İncelemek. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Çözümleme. Çözümlemek. Tahlil etime, inceleme.
Domiciling : Mesken vermek. Konut. İkamet ettirmek. Ödemek. Ödemek (poliçe). Ev. Oturmak. Poliçenin ödendiği yer. Oturma yeri.
Development : Alıcıda kullanılan boş film ü-zerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme. Biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalkınma. Bireyin beden yapısı, fizyolojik güç ve ruhsal özellikler bakımından düzenli bir biçimde büyümesi, değişmesi ve olgunluk kazanması, bk. büyüme, olgunlaşma. Geliştirim. Ontogeni. Çok hücreli organizmaların bir hücreli zigottan itibaren geçirdiği değişiklikler. ontogeni. Çok hücreli organizmaların bir hücreli zigottan itibaren geçirdiği değişiklikler, ontogeni. Gelişme. Büyüme.
Clout : Paçavra. Prestij. Yumruk. İndirmek. Yapıştırmak. İndirmek (argo terim). Torpil. Nüfuz. Darbe.
Delve into : Derinlemesine araştırmak. Didiklemek. -yı derinlemesine araştırma (bir konu mesele vs). -nın içine dalma.
Investigates : Araştırma yapmak. İncelemek. Tahkik etmek. Soruşturmak. Hakkında tahkikat yapmak. Tahkikat yapmak.
Dug out : Keşfetmek. Arayarak bulmak. Kazıp çıkarmak. Kazıp ortaya çıkarmak. Kürekleyerek çıkarmak (gömülmüş birini veya bir şeyi). İncelemek. Arayıp çıkarmak.
Drives : Saplamak. Kullanmak. Önüne katmak. Kovalamak. Çalıştırmak. Araba kullanmak. Zorlamak. Gütmek. Sokmak.
Drive : Acele etmek. Gütmek. Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. Arabayla götürmek. Sürücü. Uzun vuruş. Saplamak. Çalışma. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Kuşak, teker vb. veri saklama ortamlarının bir okuyucu-yazıcı kafa karşısına sürülmelerini sağlayarak gerekli okuma-yazma işlemlerini gerçekleştiren bilgisayar giriş-çıkış birimlerinin her birinin genel adı. miknatıslı kuşak sürücü, mıknatıslı teker sürücü ya da dört sürücülü teker bellek gibi bağlamlar içerisinde kullanılır.
Rooting synonyms : radicates, domiciles, check into, be aware of, plant, dig up, strike root, delves, bed, disinters, open up, check up on, indwell, indwelt, disinterring, delve, check up, carry, beetle, come to stay, ingrain, ontogeny, indwelling, grubbed, indwells, incise, analysing, beetled, take root, ingraining, take hold, ingrains, dredge up.
Rooting zıt anlamlı kelimeler, Rooting kelime anlamı
Nondevelopment : Gelişmeme. Kalkınmama.

Bu kısımda Rooting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rooting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rooting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rooting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.