String along türkçesi String along nedir

  • Boş vaatlerle kandırmak.
  • Peşinden gitmek.
  • Oyalamak.
  • Ayak uydurmak.
  • Birlikte gitmek.
  • Kandırmak.

String along ingilizcede ne demek, String along nerede nasıl kullanılır?

String : Sıra halinde gitmek. Düzenlemek. Damgalar ya da fiziksel öğeler gibi nesnelerin doğrusal bir dizisi. Dizmek. Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı direnç gösteren, çalgılarda ses vermesi için kullanılan nesne. Kandırmak. İpe dizmek (boncuk vb). Tel. Bağlamak. Sicim.

Along : Kıyısında. Oraya. Boyunca. Birlikte. Süresince. İleriye. Uzunluğuna. Orada. Burada.

String along with : Uymak. Birine uymak. Ayak uydurmak. Birinin dediklerini yapmak.

String bag : File.

String band : Yaylı sazlar orkestrası. Telli çalgılar orkestrası.

String bean : Çalıfasulyesi. Ayşekadın. Ayşekadın fasülye. Çalı fasulyesi. Çalı fasülyesi.

İngilizce String along Türkçe anlamı, String along eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak String along ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attuning : Akort etmek. Akort etme. Alıştırmak.

Fall into step with : Ortama ayak uydurmak.

Distract attention : Dikkat dağıtmak.

Humours : Eğlendirmek. Gönlünü yapmak. Mizah. Huyuna gitmek. Huyuna suyuna gitmek. Suyuna gitmek. Güldürmek. Kaprisine boyun eğmek. Hoşuna gitmek.

 

Go with : Yolundan gitmek. Flört etmek. Eşlik etmek. Katılmak. İle flört etmek. Birbirini tamamlamak. Düşüp kalkmak. Çıkmak. Uygun olmak. Yaraşmak.

Fall in step with : Ortama ayak uydurmak.

Befools : İşletmek. Aptal yerine koymak. Aldatmak.

Accompany : Aynı zamanda olagelmek. Arkadaşlık etmek. Ardından gelmek. İle beraber yapmak. Refakat etmek. Yanında olmak. Birlikte olmak. Eşlik etmek. Aynı anda yapmak.

Humors : Huyuna suyuna gitmek. Mizah. Neşe. Ruh hali. Espri anlayışı. Memnun etmek. Eğlendirmek. Huy. Hoşuna gitmek. Huyuna gitmek.

Amuse : Avundurmak. Hoşafına gitmek. Neşelendirmek. Avutmak. Eğlendirmek. Güldürmek. Eğlendirme. Kırıp geçirmek.

String along synonyms : beguile, detains, adapt oneself to, convoyed, arguing, accommodate oneself to, tread on the heels of, humour, humouring, beguiles, humoring, attunes, bait, convoys, keep pace, bamboozles, convoy, humor, dog, detain, embroider, entertained, diverted, argued, delay, embroiders, humored, go with the tide, amuses, went after, attune, diverts, befooling.