Stuffy türkçesi Stuffy nedir

  • Fazla resmi davranan.
  • Dargın.
  • Basık.
  • Ağır.
  • Eski kafalı.
  • Mutaassıp.
  • Tıkalı.
  • Resmi.
  • Sıkıcı.
  • Kibirli.
  • Tıkalı (burun).
  • Havası pis.
  • Bunaltıcı.
  • Tıkanmış.
  • Havasız.
  • Alıngan.
  • Kendini beğenmiş.
  • Küs.
  • Tutucu.
  • Boğucu.
  • Küf kokulu.

Stuffy ile ilgili cümleler

English: It's very stuffy in here.
Turkish: Burası çok havasız.

English: It was very stuffy.
Turkish: O çok tıkalıydı.

English: It was very stuffy in that room with all the windows closed.
Turkish: Bütün pencerelerin kapalı olması nedeniyle o oda çok havasızdı.

English: It's stuffy in here.
Turkish: Burası havasız.

English: My ears feel stuffy.
Turkish: Kulaklarım tıkalı hissediyorum.

Stuffy ingilizcede ne demek, Stuffy nerede nasıl kullanılır?

Stuffy nose : Tıkalı burun.

Have a stuffy nose : Genizi tıkanmak. Burnu tıkanmak. Burnu tıkalı olmak.

I have a stuffy nose : Burnum tıkalı.

Be stuffy : Tıkanmak.

Stuff and nonsense : Saçma sapan (laf). Fasa fiso. Saçma sapan. Saçma sapan laf. Fasafiso.

Dye stuff : Boya maddesi.

Stuff somebody with lies : Yalanlarla kandırmak.

Stuff somebody : Kandırmak. Aldatmak. Kazıklamak.

Feed stuff : Bir ticari karma yemi oluşturan herhangi bir karışım veya karma yemin bileşen elemanları veya unsurlarının her biri. Yem. Tavuk yemi. Yem ham maddesi. Karma yemlerde kullanılan yem maddesi. Karma yemlerde kullanılan yem hammaddesi.

 

Stuff with : Doldurmak.

İngilizce Stuffy Türkçe anlamı, Stuffy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stuffy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bilious : Aksi. Küskün. Safralı kusma sendromu. Safraya ait. Ters. Safra ile ilgili. Öd ile ilgili. Safralı. Huysuz.

Fanatics : Tutucu kimse. Aşırı düşkün. Müfrit. Softa. Fanatik. Hasta. Aşırı meraklı. Sofu. Aşırı.

Bothersome : Can sıkıcı. Rahatsız edici. Tedirgin.

Civiler : Mülkiye. Nezaketli. Hükümete ait. Kibar. Devlete ait. Bireysel. Medeni hukuk ile ilgili. Ferdi. Nazik. Uygar.

Mustier : Yavan. Küflenmiş. Sönük. Demode. Antika. Küflü. Köhne.

Cumbersome : Külfetli. Taşınması zor. Elverişsiz. Hantal. Biçimsiz. Taşıması zor. Kullanışsız. Lenduha gibi. Havaleli.

Displeased : Gücenmiş. Memnuniyetsiz. Gücendirilmiş. Kırgın. Gücendirilen. Hoşnutsuz.

Braggers : Burnu büyük. Tribünlere oynayan. Gösterişçi. Hava atan.

Smothery : Bastırma eğiliminde olan. Boğma veya söndürme eğiliminde olan.

Congested : Tıklım tıklım. Fazla dolu. Kan hücum etmiş. Şişkin. Tıkanık. Kalabalık. Sıkışık. Konjesyone.

Stuffy synonyms : jammed with, big head, zealot, arrester, acute, oblates, difficult, choked up, huffier, braggart, fossil, acutes, zealots, balder, conservationist, bighead, unvented, chokier, oppressive, jammer, fanatical, certificated, bragging, baldest, contemptuous, bigheads, stodgy, miffing, blockish, crossest, behind the times, stoppered, closer.

Stuffy zıt anlamlı kelimeler, Stuffy kelime anlamı

Unconventional : Geleneksel olmayan. Rahat. Göreneksel olmayan. Kalender. Geleneklere uymayan. Görenek dışı. Alışılmadık. Teklifsiz. Alışılmamış. Laubali.

 

Ventilated : Havalandırmak. Belirtmek. Açığa vurmak. Havalandırılan. Açıkça tartışmak. Oksijen vermek. Havalandırılmış. Havalandırma sistemi.

Stuffy ingilizce tanımı, definition of Stuffy

Stuffy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Resolute. Stout. Mettlesome.