Stum türkçesi Stum nedir
- Üzüm suyu.
- Şıra.
Stum ile ilgili cümleler
English: Ali stumbled backwards.
Turkish: Ali geriye tökezledi.
English: Ali stumbled and fell backward.
Turkish: Ali tökezledi ve geriye düştü.
English: Ali stumbled after her.
Turkish: Ali onun peşinden tökezledi.
English: Ali stumbled down the road.
Turkish: Ali yolda tökezledi.
English: Ali sat on the stump loading his gun.
Turkish: Ali silahını dolduruken kütüğe oturdu.
Stum ingilizcede ne demek, Stum nerede nasıl kullanılır?
Stumble : Hata yapmak. Kekelemek. Yanlışlık yapmak. Sendelemek. Günah işlemek. Dili sürçmek. Hataya düşmek. Kösteklenmek. Sürçmek. Ayağı takılmak.
Stumble across : Rastgele bulmak. Rastlamak. İle karşılaşmak. Tesadüfen bulmak.
Stumble in : Yanılmak. Hata yapmak.
Stumble into : Yanılmak. Hata yapmak.
Stumble on : Tesadüfen bulmak. Rastgele bulmak. Ayağı takılmak. Rastlamak. Ayağı sürçmek.
Stumbler : Beceriksiz. Kötü iş gören kimse.
Stumble through : Dili sürçmek.
Stumbling : Tökezleme. Tökezleyen. Dili sürçmek. Günaha girmek. Sürçmek. Sendelemek. Ayağı takılmak. Tökezlemek. Hata yapmak. Yanılmak.
Stumblingly : Tökezleyerek.
Stumbles : Günaha girmek. Hata yapmak. Yanılmak. Ayağı takılmak. Dili sürçmek. Sürçmek. Sendelemek. Tökezlemek. Günah işlemek.
İngilizce Stum Türkçe anlamı, Stum eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Musting : Kızmış hayvan. -malı. Kızgınlık. Kızgın fil. Zorunluluk. Gerekmek. -meli. Şart. Gerekli şey.
Base : Esas. Saha kenarı. Kaide. Baz. Kelime kök ve gövdelerinin çekim eki almamış yalın durumu: taş, işçi, bilgili, terbiye, ciltle-, ayakkabı, aktualite, planlama vb. İlkyazı. Taban. Bilgisayar, bilişim, hukuk, fizik, gramer, jeoloji alanlarında kullanılır. Yerdeğişir bir bilgisayar izlencesinde, gerçek adresleri bulmak için göreli adreslere eklenmesi gereken değer. genellikle kullanılan bilimsel sayılama dizgesinde, bir üst ile gücü alınan sayı. örn. 2,7x6,25 (15) = 42,1875 deyimindeki 6,25 sayısı. Alt.
Signifier : Gösteren. İmleyen.
Descriptor : Anahtar sözcük. Açıklayacı. Tanıtaç. Anahtar kelime. Bilgi ulaşımda yararlanılan konu tanıtma terimi. bir konuyu, ya da konunun bir yönünü tanıtmak için kullanılan koda çevrilebilir sözcük. Tanımlayıcı. Veri kayıtlarını belirlemek düzenlemek ve birleştirmek için kullanılan anahtar kelime. Açıklayıcı. Açıklayıcı sözcük. (veri tabanı yönetiminde) anahtar sözcük.
Worts : Nebat. Sebze. Ot. Arpa mayası. Malt. Bitki.
Wort : Malt. Nebat. Arpa mayası. Sebze. Bitki. Ot.
Theme : Bir dans yapıtının konusunu en kısa yoldan anlatan ve ilgililere bilgi veren yazılı özet.. Tem. Bir ders programı, bir öğretim ünitesi, bir eğitim etkinliği için temel olarak benimsenen ve yinelenen düşünce ya da konu. Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir konunun, bir düşünceyi belirtmek için işlenmesiyle ortaya çıkan düşünce. bir oyunda asal düşünce yanısıra, o düşünceyi destekleyici, renklendirici ya da anlamlandırıcı yan düşünceler yer alır. Konu özeti. Tema. İzlek. Bir filmin, bir televizyon oyununun içeriğini, özünü en kısa yoldan özetleyen ana düşünce; dramatik yapının çekirdeği; ilk görüntülerden son görüntülere dek geliştirilip işlenen ana düşünce. İzdem.
Musts : Gerekli şey. Gerekmek. Kızgınlık. -meli. -malı. Kızmış hayvan. Kızgın fil. Zorunluluk. Şart.
Radical : Köken. Esas. Köktenci. Radikal. İfrat. Kök halinde olan. Kimi birleşiklerde görüleni ve işlev bakımından birilikte davranan öğecik kümesi. Kökçe. Köklü. Kökten.
Stum synonyms : word form, root word, originate in, grape juice, root, form, must.
Stum zıt anlamlı kelimeler, Stum kelime anlamı
Loss : Kaybolma. Kayıp. Hasar. Zayiat. Dokunca. Zayi. Ziyan. Heder. Telef. Yenilgi.
Gain : Artırmak. Yükselmek. İlerlemek. Çoğalmak. Kazanç. Kazanmak. (saat) ileri gitmek. Kar etmek. Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir). Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı. telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı.
Stum ingilizce tanımı, definition of Stum
Stum kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Must. To renew, as wine, by mixing must with it and raising a new fermentation. Unfermented grape juice or wine, often used to raise fermentation in dead or vapid wines.

Bu kısımda Stum kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stum ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stum anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stum ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.