Subject specialist türkçesi Subject specialist nedir

  • Bir ya da birbiriyle ilgili birkaç dersi okutan öğretmen.
  • Dal öğretmeni.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Subject specialist ingilizcede ne demek, Subject specialist nerede nasıl kullanılır?

Subject : Maruz. Bir konunun, bir düşünceyi belirtmek için işlenmesiyle ortaya çıkan düşünce. bir oyunda asal düşünce yanısıra, o düşünceyi destekleyici, renklendirici ya da anlamlandırıcı yan düşünceler yer alır. Tabi. Karşı karşıya olan. Denek. Bağlı. Subjekt. Bilgisayar, eğitim, gramer, sinema, televizyon, tarih, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir deneylemede deneysel değişkenin etkileri altında bırakılarak değişmeleri gözlenen ya da deneye vurulan edilgen birey ya da canlı. bk. katılmacı denek. Çeken.

Specialist : Uzmanlık gerektiren. Kompetan. Uzman doktor. Cober (borsa). Uzman. Bir bilim dalında, belli bir teknik alanda yoğun bir öğrenim görerek ya da türlü uygulamalara katılarak yüksek derecede yeterlik kazanmış olan kimse. üniversite ve yüksek okulların deney odası, kitaplık, enstitü, klinik ve işliklerinde, öğretimle doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak ilgili olan ve özel bilgi ya da yetişmeyi gerektiren bir görevde bulunan kimse. Sanatkar. Uzman hekim. Uzman ekip.

Subject area : Konu alanı. Konu bölümü.

 

Subject arrangement : Konu yerleştirmesi. Kitapların raflara, konularına göre yerleştirilmelerini öngören yöntem.

Subject authority file : Belli bir konu yönteminden çokça ayrılmak gerektiğinde, konularda uyuşma sağlamak amacıyla hazırlanan ve salt konu başlığı, vurgu sözcük, ya da anahtar sözcüğün sıralanmasından oluşan dizim. Konu kaynak dizimi.

Subject bibliography : Konu kaynakçası. Belli bir konuyla ilgili kitap ve yazıları kapsayan kaynakça türü.

İngilizce Subject specialist Türkçe anlamı, Subject specialist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subject specialist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Achievement tests : Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi. Önsel bilgi.

Academy : Yüksek okul. Bilim adamları topluluğu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Akademi. Medrese. Yüksekokul. Okul.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

 

Abulia : İstem yitimi. İstenç yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abulya. İrade kaybı. Abuli. Kayıtsızlık. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade yitimi.

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Subject specialist synonyms : academy of economic and commercial sciences, academic year, ability group, accustoming, academic preparation, achromatopsia.