Subjective method türkçesi Subjective method nedir

  • Öznel yöntem.
  • Toplumun yalnızca olağanüstü bireylerin eylemlerinin ürünü olarak görülmesini savunan bir yöntem.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Subjective method ingilizcede ne demek, Subjective method nerede nasıl kullanılır?

Subjective : Subjektif. Öznel. Hayali. Kişisel bakış açısı ile ilgili. Özneyle ilişkisi olan; öznede oluşan. nesnelerin gerçeği yerine öznenin düşünce ve duygularına dayanan. Yalnızca hasta tarafından hissedilen. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yalnız hasta tarafından algılanan. Düşsel. Sübjektif.

Method : Metod. Metot. Erkan. Tertip. Rabıta. Jüye. Yordam. Yöntem. Bir sorunu çözmek, bir deneyi sonuçlandırmak, bir konuyu öğrenmek ya da öğretmek gibi amaçlara ulaşmak için bilinçli olarak seçilen ve izlenen düzenli yol. yeni gerçekleri bulmak, bilinen gerçekleri yorumlamak ve açıklamak için tutulan mantıklı düşünme yolu. Çağdaş oyunculuğun kurucusu stanislavski yöntemi için kullanılan sözcük. bk. stanislavski dizgesi.

Subjective camera : Alıcının, konuyu kişilerden birinin görüş noktasından, onun ağzından anlatmasıyla ortaya çıkan durum. nesnel anlatışın karşıtı. (öznel anlatışta alıcının merceği bu kişinin yerini alır; dolayısıyla izleyici de olayları, varlıkları, durumları bu kişinin görüş noktasından izler; izleyicinin görüşü bu kişinin görüşüyle birleşir. bundan dolayı, öznel anlatış, tekil birinci kişinin anlatışı özelliğini taşır). Öznel anlatış. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Subjective case : Yalın durum. Özne durumu.

Subjective criterion : Öznel ölçüt.

Subjective demand curve : Öznel istem eğrisi. Tekelci rekabet piyasalarında temsili firmanın fiyatını değiştirmesi halinde, aynı mal grubunu üreten diğer firmaların fiyatlarını değiştirmeyecekleri varsayımı altında, firmanın kendi malına yönelik olduğunu düşündüğü istem eğrisi. bu istem eğrisinin eğimi, nesnel istem eğrisine göre daha düşüktür.

İngilizce Subjective method Türkçe anlamı, Subjective method eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subjective method ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abilities : Beceri. İktidar. Yetenekler. Yeterlik. Güç. Kabiliyet. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenek.

Age distribution : Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Yaş dağılımı.

Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.

 

Acculturation : Kültürlenme. Kültür etkileşimleri. Çevresindeki kültürü kabullenme. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Ekinsel yozlaşma. Kültürleşme. Kültürel uyum. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci.

Adaptive behavior : Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyumlayıcı davranış. Adaptif davranış. Uyarlamacı davranış. Uyumcu davranış.

Adjustment in marriage : Evlilikte uyum. Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği.

Achievement motive : Başarma güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarı güdüsü.

Age group : Yaş kümesi. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş öbeği. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş grubu.

Alienation : Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Aralarını açma. Soğutma. Uzaklaşma. Ötekileştirme. Yabancı emek. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Aliyenasyon. Devir. Yabancılaşma.

Affection : Düşkünlük. Hastalık. Eğilim. Duygusal yakınlık. Yakınlık. Muhabbet. Şefkat. Etkileme. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu.

Subjective method synonyms : all round development of individual, agnation, age grade, aesthetic, agression, acclimatation.