Submarine sill türkçesi Submarine sill nedir

  • Denizdibi eşiği.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Deniz teknelerini birbirinden ayıran, tabanı az çok düz ve yüksek bölmeler.

Submarine sill ingilizcede ne demek, Submarine sill nerede nasıl kullanılır?

Submarine : Denizaltı ile ilgili. Denizdibi. Denizin altında olan. Denizaltı gemi. Denizaltında yetişen. Denizaltında olan. Denizaltı. Denizaltı ile saldırmak. Su altında seyredebilen taşıt.

Sill : Kaya yatağına paralel volkanik kaya tabakası. Tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Dekorda kapıları ya da kemerleri alt taraftan sağlamlaştırmakta kullanılan demir kelepçe. Dayanmalık. Taban. Dekorda kapı çerçevesini ya da kemerleri uçlardan sağlamlaştırmada kullanılan demir kelepçe ya da bilezik. Katman. Altlık. Düzenli bir katman gibi, tortul kayaç tabakaları arasına sokulmuş kor kayaç yatağı. Damar katman.

Submarine chaser : Denizaltı avcı botu. Denizaltı avcısı. Denizaltı avlama botu. Avcı botu.

Submarine mine : Su altı mayını. Sualtı mayını. Deniz altı mayını. Denizaltı mayını.

Submarine relief : Denizdibi engebeleri. Deniz diplerinde yayılan ve sürekli bir tortulaşma alanı olmamalarına karşın silinmeden kalabilen dağ, tepe, sırt, eşik, koyak gibi yeryüzündekilere benzer biçimlerin tümü.

Submarine rocket : Denizaltı roketi.

 

İngilizce Submarine sill Türkçe anlamı, Submarine sill eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Submarine sill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Agricultural production : Sebze. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tarım üretimi. Zirai üretim. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Tarımsal üretim. Taze meyve.

Alluvial deposit : Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

 

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Air route : Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Havayolu. Uçuş rotası.

Submarine sill synonyms : agricultural co operative, aluvial coast, agrarian geography, altimetric profile, afforestation, aluvial terrace.