Submucosa türkçesi Submucosa nedir

  • Sindirim kanalının duvarında bulunan, mukoza tabakasının dışında yer alan, içinde kan damarları, sinirler, meissner ağı ve bazı bezler bulunan dört tabakadan ikincisi.
  • Submukoza.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Alt mukoza tabakası.

Submucosa ingilizcede ne demek, Submucosa nerede nasıl kullanılır?

Glandula submucosae : Onikiparmak bağırsağı bezleri. Brunnerbezleri. Brunner bezleri. Onikiparmak bağırsağının başlangıç kesiminde submukozada yer alan, urogastronla asit mide içeriğini nötralize eden, alkali yapıda salgı üreten tubulo-alveoler müköz bezler, glandule duodenales, onikiparmak bağırsağı bezleri. urogastron mideden salgılanan hidroklorik asitin salınımını durdurarak ince bağırsaklarda kript epitelinin yenilenmesini sağlar.

Vaginal submucosal resection : Vajina submukozasının rezeksiyonu. Köpeklerin vajinal hiperplazi olgularının tedavisi amacıyla hiperplaziye olan submukozanın çıkarılması operasyonu.

Plexus nervosus submucosus : Meissner cisimciği. Derinin dermasıyla mukozaların submukozasında bulunan ve dokunum duyusunun alınmasını sağlayan sinir sonlanmaları.

Submucous : Submukoz.

Submultiple : Askat.

İngilizce Submucosa Türkçe anlamı, Submucosa eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Submucosa ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Arap zamkı.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

 

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu. Yerdomuzu.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Submucosa synonyms : connective tissue, abacus bodies, a cell, a cells, abiotic environment, a site, aardwolf.